Paylas-TR


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 05 Ekim 2008, 00:35   #1 (permalink)
Bundan sonra diLim LâL
 
aŞk-ı LâL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
  Date: 10 Eylül 2008
 Mesajlar: 30,893
Standart 04-Ağrı

Ağrı yöresine ilk insanların yerleşmesi tarihöncesi çağlara rastlar. Yontma Taş Dev-ri'nden (Paleolitik çağ) kaldığı anlaşılan, taştan yapılmış araç ve gereçler yöredeki en eski tarihli buluntulardır. Ağrı Dağı'nın kuzey eteklerindeki Gökçeali ve Yağcı höyüklerinde ise Tunç Çağı'ndan kalan ve Mezopotamya ile kültürel bağı saptanan az sayıda araç-gereç bulunmuştur.

Asurlularıın akınlarıyla iyice kuzeye çekilerek İö 9.-6. yüzyıllar arasında Van ve Ağrı bölgesindeki topraklarıyla yetinmek zorunda kalan Urartular bu yörede kentler kurdular.

Patnos yakınındaki Aznavurtepe'de (Urartu Tepesi) ve Giriktepe'de 1961'de yapılan kazılarla Urartu kentinin surları ve tapınak kalıntıları ortaya çıkarıldı. Ağrı yöresi üç yüzyıl süren Urartu döneminden sonra Pers, Makedonya, Ermeni, Roma, Bizans ve Ara" halklarına, 10. yüzyıldan başlayarak da Türk topluluklarına yurt oldu. 11. yüzyılda Selçukluların egemenliğine giren, 13. yüzyılda Moğol akınıarına uğrayan bu bölge sonradan İlhanlılar'm, Celayirliler'in, Timurlular'ın, Karakoyunlular'ın, Akkoyunlularıın ve Safeviler'in sınırları içinde yer aldı. Yavuz Sultan Selim 1514'teki İran seferi sırasında bu toprakları Osmanlı Devleti'ne kattıysa da, padişahın İstanbul'a dönmesinden sonra Safeviler yörede yeniden egemen oldular. Ağrı bölgesi ancak 1578'de, Kanuni Sultan Süleyman döneminde kesin olarak Osmanlı topraklarına katıldı.

Daha önce 1828, 1854 ve 1877-78'de üç kez Çarlık Rusyası'nın işgaline uğramış olan Ağrı topraklan, ı. Dünya Savaşı sırasında dördüncü kez işgal edildi. 1917 Ekim Devrimi'nden sonra SSCB ile imzalanan Brest-Litovsk Antlaşmasıyla Sovyet işgali Nisan 1918'de kaldırıldı ve Ağn 13 Ekim 1921'deki Kars Antlaşmasıyla resmen Türkiye Cumhuriyeti topraklarına katıldı.



Doğu Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Murat bölümünde yer alan Ağrı ili, dağları, yaylaları ve ovalarıyla ülkenin en yüksek yörelerinden biridir. Adını da Türkiye'nin en yüksek noktası olan Ağrı Dağı'ndan almıştır.

Doğal Yapı
Ağrı il topraklarının hemen hemen yarısı dağlık alanlardan oluşur. İlin kuzey sınır~ boyunca uzanan Aras Dağları, birçok tepesinin yüksekliği 3.000 metreyi aşan uzun bir sıradağdır. Bu tepelerden en önemlileri Ağrı Dağı, Perili Dağ, Aşağı Dağ ve Köse Dağı' dır. Sıradağların doğu ucunda yükselen Ağrı Dağı kütlesi, Küçük ve Büyük Ağrı olarak adlandırılan iki volkanik koniden oluşur

Güneyde Van sının boyunca uzanan Ala-dağlar ile Tendürek Dağı ilin öbür önemli engebeleridir. 3.542 metre yükseklikteki Tendürek Dağı tıpkı Ağrı Dağı gibi sönmüş bir yanardağdır. Gene de, büyük ve derin ana krateri ile yamaçlarındaki çukurlardan zaman zaman su buharı ve gazların çıktığı görülür.

İl topraklarının yaklaşık üçte birini oluşturan yüksek ve eğimli ovalar yer yer otlaklarla kaplıdır. Bu ovaların en büyüğü kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanan Eleşkirt-Karaköse Ovası'dır. Aladağlar'ın eteklerinden başlayan Patnos ve Diyadin ovalarının eğimli tabanı da kısa otlardan oluşan bir bitki örtüsüyle kaplıdır. Doğubeyazıt Ovası Ağrı Dağı'nın güneyinden İran sınırına kadar uzanır.

Aladağlar'dan doğan ve Fırat'ın en uzun kolu olan Murat ırmağı, kuzey-kuzeybatı yönünde akarak Ağrı kenti yakınlarında birçok akarsuyla birleşir ve güneybatıya doğru yönelir. Aras Dağları'ndan doğan birçok akarsu Eleşkirt Ovası'nda Murat ırmağı'na katılır. Bunların en önemlisi, Eleşkirt Deresi ile Kopuzdere'nin birleşmesinden oluşan Şiryan (Güzel) Çayı'dır. Taşlıçay ve Körçay Murat ırmağı'nın bu yöreden aldığı öteki önemli kollardır. Patnos Ovası'ndan geçen Sarısu da Murat lrmağı'na karışır. Doğubeyazıt Ovası'nı sulayan İncesu, Balıkgölü Deresi (ya da Balıkçayı) ve Girnevük Suyu (ya da Girne Deresi), bazı kesimlerde birleşerek sazlık ve bataklık alanlar oluşturur.

İlin başlıca gölleri Balık Gölü, Gölyüzü Gölü ve Saz Gölü'dür. Ağrı Dağı'nın yamaçlarındaki Sinek Yaylası'nda, 2.241 metre yükseklikteki ormanlar arasında yer alan Balık Gölü, lavların bir akarsuyun önünü tıkamasıy-la oluşmuş doğal bir set gölüdür. Fazla
sularını Balıkgölü Deresi'ne akıtan, 24 km2 genişliğindeki bu tatlı su gölünde alabalık ve sazan boldur. Gölde ayrıca tarihsel kalıntıların bulunduğu küçük bir ada vardır. Gölyüzü ve Saz gölleri ise Ağrı Dağı'nın güneybatı eteklerindeki çöküntü bölgesinde oluşmuştur.

Ağrı yöresi, Doğu Anadolu'da egemen olan karasal iklimin en sert geçtiği yerlerden biridir. Kış mevsimi çok uzun sürer, yoğun kar yağışı olur ve yağan kar aylarca erimez. Yılın 115 gününde toprak karla örtülü olduğu için köy yollarının çoğu kapanır ve ulaşım ancak kızaklarla sağlanır. Akarsu ve göllerin yüzeyi de yer yer donar. Türkiye'de bugüne kadar kaydedilen en düşük sıcaklık 20 Ocak 1972'de -45,6°C ile Ağrı kentinde yaşanmıştır. Dağlık alanlarda ilkbaharlar da soğuk, yazlar oldukça serin geçer. İlkbahar soğuklarına halk arasında "ekin üşüten soğukları" denir. Buna karşılık ovalarda yaz mevsimi sıcak ve kuraktır. Yağmur en çok ilkbaharda yağar.

Ağrı ilinin bitki örtüsü yayla bozkırlarının hemen hemen bütün özelliklerini taşır. İl topraklarının üçte ikisini kaplayan ve yıl boyunca yeşilliğini koruyan geniş yayla otlakları hayvancılığın gelişmesinde önemli bir etkendir. En geniş otlakların yer aldığı Aladağlar'ın yaylalarından başka Sinek Yaylası'nda, Mirgemir, Çakmak, Pani, Davul ve Tendürek yaylalarında, ilin bütün hayvan varlığını besleyecek kadar zengin otlaklar bulunur.

Eskiden Anadolu'nun birçok yöresi gibi ormanlarla kaplı olan Ağrı ili, bugün otlaklarının bolluğuna karşın orman varlığı açısından oldukça yoksuldur. Dağlık bölgelerde ağaçlık alanlara çok seyrek rastlanır. Sinek Yaylası otlakların yanı sıra orman örtüsünü de barındıran ender yaylalardan biridir. Ovalardaki otlakların yer yer tarlaya dönüştürülmesi ve orman örtüsünün yok olması toprak aşınmasını hızlandırmıştır.


Hayvancılıkla uğraşan Ağnlılar yaz aylannda hayvanlarım otlatmak i)in do-al otlakların bulunduğu yaylalara çıkarlar. Bazı yaylalarda yurtluk denen evlerde oturur, eğer yayla evleri yoksa kıl çadırlarda barınırlar. Yayla mevsiminde üretilen hayvansal ürünler Ağn kentinde kurulan panayırda satılır.

Ağrı yöresinin erkek giyiminde Kafkas özellikleri görülür. Tiftikten örülen çorap, eldiven ve başlıklar, doğal kökboyalarla boyanmış yün halılar, çadır bezi ve yaygı olarak kullanılan keçi kılından dokumalar yöredeki el sanatlarının en güzel örnekleridir.

Doğubeyazıt yakınında, kayalıklar üstüne kurulmuş olan İshak Paşa Sarayı da Ağrı ilinin en önemli tarihsel yapısıdır. Selçuklu mimarisinin özelliklerini yansıtan ve surlarla çevrili olan bu yapı, saray, cami ve türbeden oluşur.

Son yıllarda Ağrı ilinde, doğal koşullar elverişli olduğu için kayak sporu, av hayvan-lan bololduğu için de av turizmi gelişmektedir.




" Taklitlerasıllarınıyüceltir. "
Saygı duyulacak bir tarafınız varsa... O tarafınıza saygılarımla!
Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.✿*゚¨゚✎
Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.



_"ikinci el övgü tüccarları varsın bol bol konuşsun benim satacak malım yok ki övgüye ihtiyacım olsun"

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.
Şimdi Sularında Sessiz Bir Gemiyim Ben
Gözlerinin Derinliğinde
Yol Alan..

Deniz Mavide, Bulut Beyazda, Yıldız Gecede..
(Sevdam Sabıkamdır...)
aŞk-ı LâL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Bookmarks

Tags
04ağrı
Seçenekler Arama
Stil