Paylas-TR


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 05 Ekim 2008, 00:17   #1 (permalink)
Bundan sonra diLim LâL
 
aŞk-ı LâL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
  Date: 10 Eylül 2008
 Mesajlar: 30,893
Standart Tokat'i Taniyalim

Bu havası hoş şehrin dört tarafında, bahçe ve bostanlar içinde sular akar. Bu bahçelerde bülbüllerin ötüşü, insan ruhuna sefa verir. Meyveleri lezzetli ve lâtif olup, her tarafa hediye olarak gönderilir. Her bağında birer köşk, havuz, fıskiye ve çeşitli meyveler bulunur. Halkı zevk ehlidir. Gariplerle dostturlar; kin tutmaz, hile bilmez, deryadil, haluk, selim ve halim insanlardır. Herkese iyi zanda bulunurlar. İyi geçinirler, hayırlı yapılar yaptırmaya hevesleri çoktur. Camii, saray, köşk ve imaretleri o kadar güzel ve metin olur ki, buralara girenler hayran olurlar. Şehir genişlik ve çok ucuzluk bir yer olup dünya yüzünde eşi yok gibidir. Yılın her zamanında halkının nimetleri boldur. Hacı Bektaş Veli'nin hayırlı ve bereketli duaları ile bu eski tarihi şehir, "ALİMLER KONAĞI, FAZILLAR YURDU ve ŞAİRLER YATAĞIDIR..."

TOKAT KÜLTÜRÜ

6000 yıllık tarihi boyunca üzerinde barındırdığı medeniyetlerin izlerini taşıyan Tokat; çok çeşitli ve zengin bir kültürel yapı ile yoğrulmuştur. Hititlerden günümüze kadar üzerinde yaşamış tüm medeniyetlerin izlerini ilimizde bulmak mümkündür. Maşat höyükte ki Hitit şehri, Roma, Bizans döneminden kalma Sebaptapolis yerleşim bölgesi, Tokat Kalesi, Taşhan, Beysokağı, Hıdırlık köprüsü, Alipaşa hamamı ve Ali paşa Camii gibi daha birçoklarını saya-bileceğimiz tarihi ve kültürel zenginliklerimiz ilimizi daha da güzelleştirmektedir. Yüzyıllardır bozulmadan günümüze ula-şan gelenek ve göreneklerimiz, yemek kültürümüz, giyim kültürümüz, folklorik değerlerimiz, bakırcılık, yazmacılık, halı kilim ve kumaş dokumacılığı günümüzde de aynı disiplin ve aynı hevesle yapıla gelmektedir.

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

Reşadiye’de bulunan Selemen Yayla Pazarı'nda hala değiş tokuş usulü alışveriş yapılmaktadır. Halkımızın sevincini, hüznünü, sıkıntılarını, mutluluğunu motif motif işleyen folklorik değerlerimiz, Omuz halayı, Geyik oyunu, Ellik halayı, Çekirge oyunu, Tokat ağırlaması, Maşat Halayı ve Semah oyunu gibi daha onlarcası bulunan oyunlarımızın her birinin arkasında bir sosyal olgu yatmaktadır. Orta Asya Türk giyim kültürünün hiçbir değişikliğe uğramadan günü-müze kadar gelmesi ve bu kültürün bazı köylerimizde hala devam etmesi Tokat’a bir ayrıcalık katmaktadır. Bindallı, Şalvar, Çarşaf, Yazma, Çorap Tokat kadın kıyafetlerinin en önemlileridir. Kadife atlas üzerine gümüş telle işlenmiş belden yukarısı dar alt kısmı geniş Bindallı denilen boy elbisesine kırsal kesimlerde sık sık rastlamak mümkündür.

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

Tokat’ın mahalli erkek kıyafetlerinde en çok dikkat çeken cepkendir. Önceleri gündüz kıyafeti olarak, sonraları düğünlerde ve özel günlerde giyilen cepken yelek boyunda önü düğmesiz etrafı sarma ve ortası kasnak işi ipek ile süslü altına gömlek giyilen bir kıyafettir. Ayrıca yakasız gömlek, pantolon ve bele sarılan kuşak, Tokat’lı erkeklerin mahalli giyim şeklidir.
İlimizin yemek kültürü de oldukça zengin ve iştah açıcıdır. Tokat Kebabı, etli dolma, bakla dolması, keşkek, gendüme çorbası, bacaklı çorba, cevizli çörek, bezli sucuk, bat gibi yemeklerin yanında Tokat şarabı da soframıza ayrı bir renk katmaktadır. Özellikle dünyada sadece Tokat’ta üretilen Mahlep şarabının içimi ayrı bir zevktir.

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

Tokat Türküleri tüm ülkemizde zevkle dinlenen Türkülerimizdir. Bu Türkülerimizde aşkı, hüznü, kederi, neşeyi, felaketi, hoşgörüyü kısacası halkın tüm yaşam şeklini bulmamız mümkündür. “Sabahın seherinde ötüyor bülbül, Hey onbeşli onbeşli, burçak tarlası, Tokat yaylası “ gibi Türkülerimiz ülkemiz folkloründe önemli bir yer tutmaktadır.
Günümüzde yeni bir teknoloji ve şehir kültürünün hızla gelişmiş olduğu çağımızda, ilimizde hala orta Asya kültürünün gelenek ve göreneklerinin bozulmadan devam ediyor olması önemli bir olgudur. Düğün geleneği, oda oyunları, maniler, orta oyunları, batıl inançlar, sosyal ve toplumsal dirliğin ayakta kalmasını sağlayan ahlaki ve insani adetler hala sosyal hayatımıza yön vermektedir.

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

NÜFUS DAĞILIMI

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

İLÇELER Şehir Nüfusu Köy Nüfusu Toplam

MERKEZ 113.100 61.600 174.700
ALMUS 6.197 37.273 43.470
ARTOVA 5.610 10.636 16.246
BAŞÇİFTLİK 5.971 7.350 13.321
ERBAA 45.595 54.991 100.586
NİKSAR 44.808 45.864 90.672
PAZAR 5.301 14.994 20.295
REŞADİYE 16.389 85.511 101.900
SULUSARAY 4.160 7.042 11.202
TURHAL 95.536 35.449 130.985
YEŞİLYURT 6.455 8.056 14.511
ZİLE 52.640 57.499 110.139
Topkam 401.762 426.265 828.027


EL SANATLARI

Etiler zamanından beri birçok tarih devirlerine sahne olan Tokat, doğu-batı ve kuzey-güney arasında ulaşımı sağlayan önemli yolların kavşağı olmuştur. Bu konumundan dolayı zanaatçı çeşitliliği bakımından oldukça zengindir. Keçecilik, kazzaz ve ipekçilik, mumculuk, boyacılık, sabunculuk, bezcilik ve taşçılık gibi zanaatlar toplumun ihtiyaçları karşısında yetersiz kalmasından dolayı artık günümüzde kaybolmuş olan sanatlarımızdandır. Ancak yazmacılık, bakırcılık, kalaycılık, dokumacılık (kumaş, kilim, cicim, halı, çorap), mutaflık, semercilik, çarıkçılık, yemenicilik, dericilik, küpçülük, süpürgecilik, demircilik, tenekecilik, iğne oyacılığı, müzik aletleri yapımcılığı (davul, zurna, bağlama, kaval) oymacılık, yayıkçılık, kuyumculuk ve folklorik elbise işlemeciliği gibi el sanatları halen günümüzde il, ilçe ve köylerimizde yapılmakta ve yaşatılmaktadır.

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

Yazmacılık : İnsanoğlunun bir örtünme aracı olarak kullandığı giyim eşyaları, medeniyetle birlikte estetik duygularla yapılmaya başlanmış ve sanatsal bir nitelik kazanmıştır. Bu tür sanatlardan bir tanesi de yazmacılıktır.
Günümüzde çeşitli nedenlerle şekil değiştirerek yaşama savaşı veren bir el sanatı türü olan yazmacılık, türünün en güzel örneklerini Tokat’ta vermiştir.
Yazma; oyulmuş ahşap kalıplar kullanarak çeşitli boyalarla, genellikle pamuklu bazen de ipek kumaşlar üzerine elle çizilip resmedilerek veya basılarak yapılan bir kumaş süsleme sanatıdır.
Bu el sanatının örnekleri çoğunlukla kadınların baş bağlamada kullandıkları baş örtülerinde görülür. Ayrıca bohça, sofra örtüsü, yorgan yüzü olarak da kullanılmaktadır.

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

Yazmalar genel olarak iki türde yapılır.
Kalem işi yazma ve baskı işi yazma. Kalem işi yazma fırça ile kumaş boyandığı için daha çok resim sanatına yakındır ve örnekleri çok azdır.
Baskı işi yazmalar üretime elverişlidir, örnekleri çoğaltılabilir. Bunun için yazmacılık denilince baskı işi yazma akla gelmektedir.
Baskı işi yazmaları; sulak yerde yetişmiş ıhlamur ağacından yapılmış ağaç kalıplar kullanılarak yapılmaktadır. Ihlamur ağacı yumuşak, kolay oyulabilir, dayanıklı, iyi zamk tutan bir ağaç cinsi olduğu için kalıp hazırlamaya çok uygundur. Bu ağaç üzerine desen sabit kalemle çizilir ve küçük “nakış bul” adı verilen bir bıçakla oyularak desen ortaya çıkarılır. Kaç desen ve renk kullanılacaksa o kadar kalıp hazırlanır.

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

Desen özelliğine göre; tek renkli desenler için tek kalıp hazırlanır. Elvan veya Elvan Baskı denilen çok renkli baskı içinse kullanılan her renk için ayrı bir kalıp hazırlanır. Bunun için kalıp oymacılık zor ama zevkli bir çalışmadır.
Kalıp oymacılık gibi yazmacılık da zor ve zevkli bir çalışmadır. Tokat’ta her bölgede kullanılan, her çeşit yazma basılmaktadır. Ancak Tokat yazmalarının en önemli özelliği Elvan Baskı oluşudur. Renkleri ve desenleri eşsiz güzelliktedir.
Tokat’a ait iki özgün desen vardır. bunlardan biri “Tokat İçi Dolusu” diğeri “Tokat Elmalısı” desenleridir. Bu desenlerden başka “Çengelköy” deseni de İstanbul menşeli bir desen olmasına rağmen Tokat’ta kullanılmaktadır.

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

Tokat’a ait Tokat içi dolusu ve Tokat elmalısı desenleri Tokat alı ya da Tokat kırmızısı denilen al bir zemin veya bu rengin karartılmışı olan kırmızı-mor bir zemin üzerine basılır.
Tokat içi dolusu deseninin bozularak değiştirilmiş bir şekli “Tokat Üzümlüsü”dür. Buna “Tokat Morlusu” da denir. Bu desen de çiçek motifi üzüm salkımı şeklindedir.
Tokat Elmalısı siyah zemine kırmızı veya kırmızı mor alarak basılmış elma motifleridir. Bu desen Zile dolaylarında kullanılmaktadır.
Bu desenin bozularak değiştirilmiş bir şekli “Tokat Yarım Elmalısı” dır. Renkler aynı olmakla birlikte elma motifleri küçük bozuk şekiller haline gelmiştir. Buna Aynalı da denilmektedir.

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

Tokat’a ait olmayan ancak Tokat’ta kullanılan bir desen “Çengelköy” desenidir. bu desen siyah zemin üzerine ve zemini tamamen dolduracak şekilde sarı, yeşil, kırmızı renklerle basılır. Bu desen Tozanlı köylerinde kullanılmaktadır.
Tokat yazmalarında zemindeki al rengi sağlayan Alizarın red boyadır. Bu modern teknoloji ile Almanya’da yapılan bir boyadır. Ancak bitki kökünden elde edilmektedir.
Ali-zar’in (Alm.): Ruberythrinsöure adlı bitkiden gelen eski doğal sentetik kırmızı kök boya maddesi Anthrachinonsulfasaurem Natruim ile Natrıunhydroxyd ve Kalıunchlorat karıştırılarak elde edilir.
Alizarin red boya bugün talep olmadığı için fabrikası tarafından üretimden kaldırılmıştır.

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

Bu boya kullanılarak yapılan yazmaların yapım tekniği çok zordur. Sabırlı titiz bir sanatçının çalışmasına benzer. Boyanın az veya çok verilmesi, bekleme ve kaynama süresi hep dikkat ve titizlik gerektirir.
Alizarin kullanılarak yapılan yazmaların yapım tekniği kısaca şöyledir;
Önce Amerikan, mermerşahı vb. kumaşlar yıkanıp apresi giderilir, kurutulur. tezgah üzerinde kumaşa desenin dış çevreleri ve desen üzerindeki “tırnak”lar siyah renkle basılarak belirlenir.
Şap ve kara boya (güherçile) karışımı ile kumaşın zemin boyasının astar boyası vurulur. Bu astar boyalı karışım miktarına göre yazmalar kırmızı veya kırmızı-mor olur. Bunlar ahırlarda cereklere asılarak 15 gün bekletilir. Günümüzde amonyak verilmiş odalarda bir gün bekletilir.

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

Alizarin, ardıç kozaları, cehri ile hazırlanmış su dolu kazanlara kumaşlar basılır, altına odun ateşi yakılır. Isısı çok iyi ayarlanarak ve kumaşlar devamlı hareket ettirilerek boyayı emmesi sağlanır. Kumaşların boyayı emmesine alizarin kesme denir ve kumaşlar soğuk sularla durulanıp kurutulur. Kuruyunca üzerine elvanları renk, renk vurulur ve kurutulur.
Görüldüğü gibi çok zahmetli bir çalışmadır. Ancak çıkan desenin renkleri pırıl, pırıldır ve solmaz.
Tokat yazmaları renk, motif ve teknik özellikleri olan yazmalardır. Ancak bugün renk ve teknik özellikler yönünden Tokat yazmacılığı değişikliğe uğramıştır.

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

Alizarin boyanın kalkması ile renk maddesi olarak başka boyalar kullanılmaktadır. Ancak bu boyalar kök boya özelliği taşımadığı için yukarıdaki işlemleri gerektirmemektedir ve solmazlık özelliğini eski yazmalar niteliğinde taşımamaktadır. Ayrıca Tokat Alı rengini de vermemektedir.
Teknolojinin gelişmesi ile ağaç baskı tekniği de değişmiş seri üretime daha elverişli ve daha kolay olan serigrafi kullanılmaya başlanmıştır. Böylece Tokat’ın özgün yazmaları renk ve teknik özelliğini kaybetmiştir. Ancak yine de yaşama savaşı vermektedir.

Dokumacılık : İnsanoğlu yaradılışından itibaren başlayan yaşam mücadelesinde, giyim eşyalarına büyük önem vermiştir.

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

Giyim kuşama verdiği bu önemi ilerleyen yıllardaki yeni kazanımlarıyla daha estetik ve sanatsal bir özelliğe kavuşturmuştur. Kimi zaman hemcinsleri içinde ayrıcalık kazanmak, kimi zaman da karşı cinsin ilgisini çekmek için, hep güzeli, farklıyı aramış ve bu konu çokça gündemi işgal etmiştir. Öyle ki bu amaçla kıtalararası ticari bir aktivite sağlanmış, bu uğurda can pahasına açmaya çalıştığı yolları, (İpek yolu) ihdas etmiştir. Bunun yan etkisi olarak bir çok sektörde gelişmeler olmuş, kültürel bağlar kurulmuştur.
Coğrafi konumu ve ülkelerarası ulaşım yollarının kavşak noktası olması bir çok medeniyetin gelişip, filizlendiği Tokat’ta dönemin en nadide tekstil ürünlerinin de üretimine imkan sağlamıştır.

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

Sadece üretim noktasında kalmayıp şehirde konaklayan ve ticaret için Tokat’a gelen (Uzakdoğu, Afrika ve Avrupa) değişik renk ve kültürdeki yabancıların giyim, kuşamlarından ustalıkla faydalanıp, yeni ürün ve modellerin ortaya çıkarılması sağlanmıştır. Üretilen bu yeni model ve ürünler yine bu yolla diğer ülkelere taşınarak dünya tekstilinin gelişiminde önemli rol oynamıştır.
Evliya Çelebi bu konuyla ilgili olarak şunları zikrediyor: “Beyaz pembe bezi... diyar-ı lahorda (Hindistan) yapılmaz. Güya Altın gibi mücelladır. Kalemkar basma, yorgan yüzü, munakkaş perdeleri... gayet menduhdur.” diye bahseder.

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

Bu konu Tokat’ı gezmiş Avrupalı seyyahların dikkatini çekmiştir. Jean Taverner Tokat’tan geçen Ticaret yollarından bahisle “Tokat’ın en dikkate değer yanı Doğunun büyük transit merkezlerinden biri oluşudur. İran, Diyarbakır, Bağdat, İstanbul, İzmir vs. yerlerden hiç ardı arkası kesilmeden akan kervanlar, buradan geçerler.” Joseph Tournofort ise; “Tokat Küçük Asya Ticaretinin merkezi sayılmalıdır.” diye bahseder. Ayrıca İran başta olmak üzere ithal edilen ham ipeğin işlenip kumaş, kazzaziye, dikiş ipliği, düğme olarak 4000 kg. kullanıldığını kalanın ihraç edildiğini anlatır.
18. yy. da Kırım-Fransız Konsolosluğu yapan Charles de Peyysonel kitabında Fransız kumaşlarının satışında en büyük darbeyi Tokat’ta üretilen kumaşların sebep olduğuna sadece Kırım, Rusya ve Kafkasya’ya 500.000 top Tokat Kumaşı satıldığını anlatır.
17. yy başlarında Valide Sultanlara has Voyvodalık olan Tokat tekstil başta olmak üzere diğer sektörlerin gelişmesinde mesafe sağlamıştır. Valide Sultanlar başta olmak üzere tüm saray mensuplarının giysi ihtiyacının önemli kısmı Tokat atölyelerinde üretilmiştir. Birçok ülke saraylarına da hediye olarak gönderilmiştir. Zümrüt taşlar ile kaplı olan altın kuşaktan ipekli kumaşlara kadar bir çok tekstil ürününün Tokat’ta üretilip saraylarda kullanılmıştır.
Günümüzde halen bez dokumacılığı Merkez - Günevi Köyünde devam etmektedir. Kilim, cicim ve halı dokumacılığı birçok köyümüzde sürdürülürken, çorap dokumacılığı özellikle Reşadiye ilçesinin Tozanlı Köylerinde yoğun bir şekilde yapılmaktadır.

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

Bakırcılık : Osmanlı İmparatorluğu döneminde Anadolu bakırcılık sanatını dünyaya duyuran ve sevdiren merkezlerin başında, Tokat’ta yapılan bakır eşya üretimi gelmektedir. 16. yüzyılda Orta Karadeniz Bölgesi’nde en zengin bakır yataklarına sahip Küre madenlerinden elde edilen bakır, bronz top dökümü dışında sosyal alanda kullanılmak üzere diğer şehirlerdeki atölyelerde olduğu gibi Tokat atölyelerinde de işlenmekteydi. Çok önemli ticaret yolları üzerinde bulunan Tokat bu bölgenin en büyük ticaret şehriydi. Orta Anadolu Bölgesi’nden gelen yollar, Tokat üzerinden Karadeniz’de bulunan liman kentlerine açılmaktaydı. Kuzeybatı İran ve Doğu Anadolu Bölgesi’nden gelen ticaret yolları da Bursa-İstanbul veya İzmir yönüne gitmek üzere Tokat’tan ayrılıyordu.

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

Bölgede zengin olarak bulunan bakır yataklarından elde edilen bakır, Tokat’taki atölyeler tarafından işlendiğinden, bakırcı ve kazancıların oluşturduğu iş kolu büyük bir sanayi halini almıştı. Bu iş kolunun Orta Çağdan beri çalıştığı ve bakır kap-kaçağı geleneksel olarak ürettikleri sanılmaktadır.
Osmanlı İmparatorluğu döneminde de bu iş kolunun faal olduğunu, arşiv belgelerinden öğrenmekteyiz. 1568 yılında Küre Kadısı’na yazılan bir fermanda özetle şunlar yazılmıştır.
“Tokat’taki kazancılar bakır almak için madene geldiklerinde, sancak kadılarından ellerinde izin belgeleri getirmeleri ve giderken de ne kadar bakır aldıklarına dair ellerine belge verilmesi... ”

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

Tokat’ın bakır işletmekteki ünü ve Tokat bakırının çok geniş bir bölgede kullanım alanı bulmuş olması, destanlara konu olmuştur. Nitekim Köroğlu Destanı’na mal edilen şu dizeler, Tokat bakırcılığının Anadolu’da kazanmış olduğu ünü açıkça ifade etmektedir:

“Tokat kervanından aldım bakırı,
İncitmeyin fukarayı, fakiri”

Tokat atölyelerinde yapılan bakır kap-kaçak üretiminin 17. yüzyılı ikinci yarısında yüksek bir seviyeye ulaştığını Evliya Çelebinin yazmış olduğu şu cümleden de anlıyoruz.
“... Kazancı karından sahan ve tencereleri, kalemkâr evani işleri gayet memduhtur... ”

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

17. yüzyılın ikinci yarısı da Tokat bakırcılığının çok büyük bir sanayi halini almasında ve Anadolu bakır metalurji tarihinde haklı bir üne kavuşmasının temelinde, başka bölgelerden getirilen bakırın Tokat’ta bulunan “kalhaneler”de eritilerek tasfiye edilmesinin çok büyük bir etkisi vardır. Doğu Anadolu Bölgesi’nin en zengin bakır yataklarına sahip Ergani’den çıkarılan bakırın oldukça masraflı ve zor koşullar altında Tokat’a getirilerek buradaki kalhanelerde tasfiye edilmesinin en büyük sebebi ise, Ergani çevresinde orman alanlarının artık ortadan kalkması ve madeni eritecek odun kömürünün elde edilememesinden kaynaklanmaktaydı. Tokat kalhanelerinde tasfiye edilerek elde edilen saf bakırın bir kısmı yine kervanlarla, Amasya üzerinden Samsun’a buradan da deniz yoluyla İstanbul’a gönderilmiş, bir kısmı da Örneğin 1743 yılına ait bir belge, kazancı esnafına satılan bakır konusunda açıkça bilgi vermektedir. şehirde genişlemeye devam eden bakır eşya üretiminin ihtiyacını karşılamak için tüccarlara ayrılmıştır.
“Tokat’ta bulunan kazancı esnafının devletten satın aldıkları bakırın parasını bir birlerine kefil olarak geriye kalanını ödemeyi taahhüt ettikleri halde, şimdiye kadar ödemediklerinden, bir an önce yerinde tahsil edilmesi... ”
Anadolu’yu İzmir’den başlayarak Erzurum’a kadar dolaşan ünlü seyyah Josehp P. De Tournefort, 1701 yılında gözlemlerine dayanarak Tokat’taki bakır eşya üretiminin nasıl gelişmekte olduğunu şöyle anlatmaktadır:

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

“... Tokat’ın asıl büyük ticareti bakır eşya alanındadır. Tencere, tas, fener ve şamdanlar çok güzeldir. Gümüşhane ve Kastamonu’dan getirilen bakırdan imal ettikleri bu eşyayı İstanbul ve Mısır’a ihraç ederler... ”
1741 yılına ait bir arşiv belgesinden, Tokat’ta bulunan kalhanelerin hangi semtlerde yer almış olduğunu öğrenmekteyiz:
“... Tokat çarşısındaki bakır kalhane ocakları yangın tehlikesine karşı Medine Fukarasının vakfı menziliyle Mevlevîhâne Dervişinin Vakıf bahçelerine inşa edilerek işletmesi vakfa verilmekteyse de, sözü edilen yerlerde inşa edilen ocakların yıktırılması... ”

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

Tokat’taki bakırcı ve kazancılığın çok canlı ve kazançlı bir iş kolu haline dönüşmesinde, kentte bulunan kalhanelerin bu iş koluna ucuz, bol ve çok kaliteli hammadde sağlanmasından kaynaklanıyordu. 19. yüzyılın ilk yarısında kalhanelerde 1000 kadar işçi çalışmakta ve yılda 1000 ton civarında bakır üretilmekteydi.
Bakır eşya üretiminin Tokat’ın en büyük iş kolu haline dönüştüğünü, 18. yüzyılın sonlarında coğrafyacı İnciciyan’ın bizzat gözlemlerine dayanarak yazmış olduğu şu ilginç cümleleri de doğrulamaktadır. “... Tokat’ı bakırcı veya kazancı şehri olarak tanımlamak yerinde olacaktır; çünkü orada yapılan bu imalat nefaseti ile bütün Osmanlı ülkelerinde şöhret kazanmış olup, Tokat’ın bakır kapları, sinileri, kazanları ve diğer eşyaları Erzurum’a, İstanbul’a, Amasya’ya, Samsun’a ve diğer şehirlere gönderilir... ”

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

Aşağıda özet olarak sunduğumuz 1785 yılına ait bir arşiv belgesi, Tokat atölyelerinde üretilerek Samsun limanına gönderilen bakır eşya miktarının ulaştığı boyutları açıkça göstermektedir.
“... Tokat atölyelerinde üretilen 47. 000 küsur kantar (yaklaşık 2. 651. 176 ton) bakır eşyanın Samsun’a gönderilmesi...
”Bakırcılıkla ilgili iş alanının Tokat’ın en büyük sanayi kuruluşu haline gelmiş olduğunu, yabancı seyyahlar da belirtmektedir. 1808 yılında Tokat’ı dolaşan James Morier şunları yazmaktadır:
“... Tokat’ta faaliyette bulunan 300 imalathanenin, bütün Türkiye’de satılan mamulleri ile şehre ününü veren tek sanayi dalıdır... ”

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

Tokat Şeriye Sicilleri’nde, 1828 yılında, kentte 33 bakırcı, 55 kazancı, 7 dökmeci ve 14 kalaycı esnafının bulunduğu belirtilmektedir.
Bakır eşya üretiminin Tokat’ın en büyük sanayi dalı haline geldiğini, Fransa’nın Trabzon konsolosu V. Fontanier de belirtmiştir. 1826 yılında şiddetli bir vebanın hüküm sürdüğü bir sırada Tokat’a gelen konsolosun, veba korkusundan hemen herkesin kırsal bölgeler kaçarak terk ettiği ıssız şehirde, bir tek bakırcıların çalıştığını şöyle yazmaktadır:
“... Tokat’ta tek hayat belirtisi, kepenkler indirilmiş dükkanlarda çalışmaya devam eden bakırcıların çekiç seslerinden ibarettir... ”

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

TOKAT MUTFAĞI

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.
Tokat'ın verimli toprakları Tokat mutfağının zenginliğini oluşturur. Orta Anadolu'ya özgü unlu besinlerin yanı sıra, yöre mutfağında sebze ve meyva da önemli yer tutar. Tokat mutfağında asma yaprağı yaygın ve değişik biçimlerde kullanılır. Yaprak sarması, cevizli bat, bakla dolması bunların başlıcalarıdır. Kazova üzümü, zile pekmezi ya da cevizli şeker sucuğu Tokat yöresi ile özdeşleşmiş tatlardır.
Geleneksel Tokat evlerinin en büyük özelliği, büyük odalarından birinin mutfak olmasıdır. Mutfağa halk ağızı ile “İşevi” veya “akşana” denir. Taban döşemesi bal peteğini andıran kiremit tuğla ile kaplıdır. Odanın bir köşesinde yemek yapmaya ve çamaşır kazanını kaynatmaya yarayan yer ocağı bulunurken; diğer tarafta kurutulmuş yiyecek, konserve, salça, peynir, yaprak saklanan kiler bulunur.

Ayrıca kuru baklagil ve tahılın saklandığı bölmeli ambar vardır. Bağ evlerinde kebap fırını, üzüm suyu0nun çıkarıldığı şirehane, geleneksel Tokat mutfağının en belirgin özelliğidir.
Bugün bile Tokat’ta yemekler çoğunlukla yer sofrasında yenilir. Mutfak kalabalık ailelerde oturma odasıdır. Tokat’ın çok zengin mutfağı vardır.

Çorbalar : Bacaklı çorba, Bütün çorba, Keş, Oğmaç çorbası, Topallaklı helle, Püşürük çorba, Keşbo çorba, Katıklı (ayranlı), Kelem çorbası, Kamalı çorba

Etli-Kurubaklagil Yemekleri : Keşkek, Bat, Coştu yemeği, İç yemeği, Basta, Büryan, Karışık yahni, Ferfene, Dolma köfte, Tokat kebabı

Sebze Yemekleri : Nivik, Madımak, Bakla dolması, Pakali, Gelin parmağı, Isırgan yağlı aşı, Baldıran

Unlu Hamurlu Yemekler : Şipsi, Papa, Siron, Olibah, Tülü köfte, Kulak, Cadı

Çörekler ve Börekler : Kavlak börek, Mısır böreği, Pırasa böreği, Yaş börek, Hamba, Almus böreği, Taş ekmeği, Çarşaf böregi

Tatlılar : Güdül, Kumak, Hasurda, Sini çevirme

Bunların dışında Tokat pastırması, elbiseli sucuk, ilimizde bolca yetişen kuşburnudan elde edilen reçel, marmelat, nektar gibi yiyeceklerden başka enfes bir içimi olan mahlep şarabı da ilimizin mutfak özelliklerinden bazılarıdır.

TOKAT TURİZMİ

Tokat ‘ın tanıtımı için Müdürlüğümüzce tanıtıcı broşür, tanıtım depliyanı ve Ballıca mağarası tanıtım broşürü hazır-lık çalışmaları tamamlanarak "Tokat ilini Turla Gezelim" adlı tanıtım kitabından 3000 adet, Ballıca Mağarası Tanıtım Broşüründen 3000 adet, Tokat Tanıtım Broşüründen 3500 adet, Tokat Tanıtım Depliyanı 5000 adet tanıtıcı yayınlar ilimizi ziyarete gelen yerli ve yabancı turistlere dağıtılmak-tadır.
İlimiz merkez Beysokağındaki 36 konuttan 23 adedi sokak dokusunun korunması amacıyla dış cephe onarımı l987 yılında Kültür Bakanlığınca yapılmıştır. 1987 yılından sonra ilk defa Kültür ve Turizm Varlıklarımızı gelecek nesillere aktarmak, korumak, yaşatmak, ilimizin tarihi kentler içerisinde bulunmasını sağlamak, proje geliştirmek, yerli ve yabancı turistlerin ilimizi görmek için gelmelerine yardımcıolmak amacıyla Valilik Makamının 27.01.2004 tarih ve 172 sayılı onayları ile ilimizde İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Duran TOSUN başkanlığında ( TOKVAK ) Kültür Varlıkları Koruma Merkezi kurulmuştur.
TOKVAK çalışmalarının sonucunda Cami-iKebir Mahalle-sinde üç adet tescilli ev bulunan Halit Sokak sağlıklaştırma çalışmaları başlatılmış olup çalışmaların % 95i tamamlanmış tarihi aks içerisinde bulunan yazmacılar hanı ve akabinde Halit Sokak ta yapılan bu çalışma yerinde ve kültür ve turizm açısından son derece önemli bir çalışma olmuştur.
Toplumda turizm bilincini geliştirmek, iç turizmi canlandırmak ve halkın Turizm hareketlerine katılımını sağlamak amacıyla ilimiz ve ilçelerimizde düzenlenen Festival ve Şenliklere ilimizi tanıtıcı yayın, tanıtım depliyanı, CD gibi tanıtım materyalleri ile katkıda bulunularak festival ve şenliklere İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü olarak katılım sağlandı.
Türk kültüründe ve sosyal yaşamında önemli bir yeri olan “ Nevruz Bayramı “ etkinlikleri çerçevesinde 21 Mart 2006 tarihinde konferanslar, nevruz ateşi,müzik ve halk oyunlarından oluşan şenlik programı, Nevruz Ormanına ağaç dikimi, ilköğretim okulları ve lise dengi okullar arasında Türk kültüründe Nevruz konulu resim-şiir ve kompozisyon yarışmaları düzenlenerek öğrenci ve halkın geniş katılımı sağlanarak etkin bir şekilde kutlanmıştır.
Başbakanlık ATATÜRK KÜLTÜR DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ BAŞKANLIĞI işbirliği ile 2006 yılı Nevruz Etkinlikleri çerçevesinde Planlanan Konferans 21 /Mart/ 2006 günü Saat :14.00 de 26 Haziran Atatürk Kültür Sarayında 18 Mart Çanakkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Oturum Başkanı Prof. Dr. Salim CÖHÇE “ Nevruzun Milliyeti Meselesi”, Azerbaycan’dan Azerbaycan Avrasya Araştırmalar Merkezi Başkanı Prof. Dr. Kamil Veli NERİMANOĞLU “ Azerbaycan Geleneklerinde Nevruzun Önemi ve Yeri”, Kırım Özerk Cumhuriyetinden Kırım-Özerk Cumhuriyeti Kültür Müsteşarı Doç. Dr. İsmet ZAATOV “ Kırım Türklerinde Nevruz” ve Tataristan’ dan Romanya “ Köstence Ovidüs” Üniversitesi Türk dili ve Edebiyat Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çiğdem Sena MENABİT “ Tatarlarda Nevruz Bayramlı” konulu konferans düzenlemiştir.
Nevruz konferansı ilimizde büyük bir ilgi ve beğeni toplamış olup, konferans salonu tamamen dinleyiciler tarafından doldurulmuştur.
Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.




" Taklitlerasıllarınıyüceltir. "
Saygı duyulacak bir tarafınız varsa... O tarafınıza saygılarımla!
Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.✿*゚¨゚✎
Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.



_"ikinci el övgü tüccarları varsın bol bol konuşsun benim satacak malım yok ki övgüye ihtiyacım olsun"

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.
Şimdi Sularında Sessiz Bir Gemiyim Ben
Gözlerinin Derinliğinde
Yol Alan..

Deniz Mavide, Bulut Beyazda, Yıldız Gecede..
(Sevdam Sabıkamdır...)
aŞk-ı LâL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 05 Ekim 2008, 00:17   #2 (permalink)
Bundan sonra diLim LâL
 
aŞk-ı LâL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
  Date: 10 Eylül 2008
 Mesajlar: 30,893
Standart

KONAKLAMA
Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

Grand Ballıca Oteli - Tokat–Turhal Karayolu Üzeri
Tel (+90 - 356) 232 08 08

Büyük Tokat Oteli - Demirköprü Mevkii
Tel : (+90 - 356) 229 17 00 - 01

Beykonağı Oteli - Cumhuriyet Meydanı Valilik Yanı
Tel : (+90 - 356) 214 33 99


Honça "Tokat Evi - Ali Paşa Hamamı Karşısı No:5
Tel : (+90 - 356) 213 38 18




" Taklitlerasıllarınıyüceltir. "
Saygı duyulacak bir tarafınız varsa... O tarafınıza saygılarımla!
Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.✿*゚¨゚✎
Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.



_"ikinci el övgü tüccarları varsın bol bol konuşsun benim satacak malım yok ki övgüye ihtiyacım olsun"

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.
Şimdi Sularında Sessiz Bir Gemiyim Ben
Gözlerinin Derinliğinde
Yol Alan..

Deniz Mavide, Bulut Beyazda, Yıldız Gecede..
(Sevdam Sabıkamdır...)
aŞk-ı LâL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Bookmarks

Tags
taniyalim, tokati
Seçenekler Arama
Stil

film izle