Tekil Mesaj gösterimi
Alt 05 Mayıs 2009, 03:11   #5 (permalink)
Bundan sonra diLim LâL
 
aŞk-ı LâL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
  Date: 10 Eylül 2008
 Mesajlar: 30,893
Standart Cevap: Konya'nın Geleneksel Eğlence Kültürü

BELİRLİ GÜN VE ZAMANLARDA YAPILAN EĞLENCELER
Belirli gün ve zamanlarda yapılan eğlenceler başlığı altında, çalışmanın önceki bölümlerinde anlatılan heterojen kültürel yapının bir başka boyutu ele alınmaktadır. Kutlama mahiyetindeki bu eğlencelerin en önemli özelliği, yılın belirli bir gününde ya da zamanında yapılıyor olmasıdır. Mitolojik ve dinsel kökenleri olan bu eğlencelere örnek olarak; "Nevruz", "Hıdrellez", "Şivlilik", ve "Tekecik Gezmesi" verilebilir. Ancak, "Ramazan Bayramı" ya da "Kurban Bayramı" gibi İslâmi geleneklerin Konya kültüründe önemli bir yeri olmasına rağmen, eğlenceye yönelik önemli bir boyutu olmadığı için değerlendirmeye alınmamıştır. Bunlardan Nevruz ve Hıdrellez gibi kutlamalar çok geniş bir coğrafyada kutlanırken Şivlilik sadece Konya'ya özgüdür.
Hıdrellez
Konya'nın değişik yörelerinde "Hıdrillez" veya "Hıdırillez" şeklinde telaffuz edilen Hıdrellezin nasıl ve ne zaman doğduğu ile ilgili kesin bir bilgi yoktur. Hıdrellezin nasıl ve ne zaman doğduğundan ziyade, niçin kutlandığı ile ilgili benzer görüşler vardır. Bu görüşlere göre Hıdrellez kelimesi, Hıdır (Hızır) ve İllez (İlyas) adlı iki kardeş peygamberin isimlerinin birleşmesinden oluşmaktadır. Âb-ı hayat içerek ölümsüzleştiklerine inanılan bu iki kardeş peygamberin her 6 Mayısta buluşmasıyla bolluk ve bereket içerisinde yaz mevsiminin başladığına inanılmaktadır. Şüphesiz bu gelenek, İslâmiyet öncesi Paganizm döneminde görülen, tabiattaki çeşitli evrelerin toplum yaşamı üzerine bıraktığı etkilerin yanı sıra, çok tanrılı dinlerin bazı inanç ve geleneklerinin bir yansımasıdır. Tabiatın, baharla birlikte yeniden hayat bulmasının kutlanması ve bir takım coşkulu kutlama faaliyetleri ile bolluk, bereket bulma inancı bu görüşü doğrulamaktadır. Konya'nın bazı yörelerinde Hıdrellez eğlencelerinde çocuklara kuru soğan kabuğuna sarılarak haşlanmış yumurta verilmektedir. Bu gelenek Hıristiyanların Paskalya eğlencelerinde de vardır (Işık, 2001: 133-137).
Hızır ve İlyas hakkında hayli zengin ve renkli İslâmî kaynak mevcut olmasına rağmen, Hıdrellez günü kutlamaları ve merasimleri ile ilgili hiçbir şey yoktur. Bu da Hıdrellez etrafında teşekkül eden inanç, âdet ve geleneklerin İslâmî olmayan kaynaklardan geldiğini açıkça göstermektedir (Ocak, 1990: 141-148).
Konya'da Hıdrellez etrafında teşekkül eden inanç ve gelenekler, bazı küçük farklılıklarla beraber Anadolu'nun diğer yörelerindeki inanç ve geleneklerle benzeşmektedir. Hıdrellez kutlamaları öncelikle hazırlıkla başlar. Bunun için evler temizlenir, giyim kuşam ve yiyecek hazırlıkları yapılır. Kutlama yerleri ağaçlık ve yeşillik yerlerdir. Bu gibi yerlerde dere, göl, havuz gibi su kaynakları mevcuttur. Bazen Hıdrellez kutlamalarının mekânı bir türbe yanıdır. Hatta Anadolu'nun pek çok yöresinde "Hıdırlık" (Hızırlık) mevkileri bulunmaktadır. Örneğin, Konya'nın Akşehir ilçesinde de "Hıdırlık" adıyla bilinen bir mesîre yeri vardır.
Hıdrellez kutlamaları, Hızır ve İlyas peygamberlerin halk inançlarındaki işlevlerini yansıtmaktadır. Bunlar; şifa ve sağlık talebine yönelik inanç ve âdetler, bereket ve bolluk talebine yönelik inanç ve adetler, mal, mülk ve servet talebine yönelik inanç ve âdetler, kısmet talebine yönelik inanç ve âdetler olarak sınıflandırılabilir (Ocak, 1990: 152-159). Kabaca Hıdrellez inanç ve âdetleri bu şekilde sınıflandırılırken işin eğlenceye yönelik kısmı daha çok hanımları ve çocukları ilgilendirmektedir.
Eski Konya'da Hıdrellez günü piknik ve eğlence için fayton, landon veya arabaya binilerek ya da yaya olarak şehir merkezinden uzak olan Meram'a gidilirdi. Hıdrellez için Meram köprüsü civarına gidemeyenler ise, tanıdıklarının bahçelerinde, açıklık yerlerde, Ateşbaz tekkesi ya da Havzan'daki büyük su havuzu etrafında toplanırlardı.4 Buralarda toplanan hanımlar, kızları, gelinleri ve çocukları ile hıdrellez yaparlardı. Genellikle de pelit, dut veya kayısı ağaçlarının dallarına takılan uzun salıncaklarda ipek yastıkların üzerinde sallanarak eğlenirlerdi (Güldağ, 2002: 35-36). Sallanırken de hep bir ağızdan, o günlerde yeni çıkan şarkı ve türküleri sıra ile hem söylerler, hem de birbirlerini sallarlardı. Bunlardan birisi şöyledir (Caferoğlu, 1994: 13):
"Sekelim gızlar sekelim, Arpa buğday ekelim, Arpayı nerden alalım? Garıncadan alalım, Garıncada yoğumuş, Demircide çoğumuş, Demircinin atları, Kişir kişir kişneyo, Neyin için kişneyo? Arpanın için kişneyo.
Sekelim gızlar sekelim, Arpa buğday ekelim, Hay hay demeye geldim, Gız seni görmeye geldim, Gız seni nerden alayım, Ali beyden alayım, Ali bey hasta, Çorbası tasta, Püskülü mavi, İnadına gavi, Sekelim gızlar sekelim, Arpa buğday ekelim."
Bundan başka, ip sekme ya da sek sek oyunu da hanımların oynadıkları oyunlardır.
Sultan Navrız
Farsça "yeni gün" anlamına gelen Nevruz, Orta Asya'da yaşayan Türkler, Anadolu Türkleri ve İranlıların yılbaşı olarak kutladıkları bir gündür. Nevruz, güneşin koç burcuna girdiği güne, Miladî 21 Mart'a ve Rumî 9 Mart'a rastlamaktadır. Araplara İranlılardan geçen bu âdet, Türklerde de başta On iki Hayvanlı Takvim'de olmak üzere çok eskiden beri görülmekte ve günümüzde de törenlerle kutlanmaktadır. Bu günde tabiatın yeniden canlandığına inanılır. Esasen bu tür inançlar İslâmiyet öncesi Şark kavimlerinde ve gayrimüslimlerde de yaygındır (Güzel, 1996: 167).
Türklerde baharın gelişinin bayram şeklinde şenliklerle kutlanması ile ilgili olarak iki ihtimal üzerinde durulmaktadır. Bunlardan ilki, Nevruzun bir Türk bayramı olduğu ve Türkler aracılığı ile bütün Asya ve Avrupa'ya yayıldığıdır. İkincisi ise, Nevruz kelimesinin Farsça olması nedeniyle Nevruzun İran kaynaklı olduğu ve eski İran efsanelerine dayandığıdır (Genç, 1995: 15). Ancak yapılan araştırmalar Nevruzun bir Türk bayramı olduğu ve ilk kez Azerbaycan'da kutlanmaya başlandığını ortaya koymaktadır. Türk topluluklarında Nevruz kutlama geleneği oldukça eskiye dayanmakta, Ergenekon ve Bozkurt efsanele-riyle bağlantılı olarak değerlendirilmektedir (Çay, 1993: 71-131).
Yahudiler ve Hıristiyan âleminde de bahar bayramı kutlamaları vardır. Ancak bu kutlamamlar; daha sonra dinî düşüncenin ağır basması nedeniyle Yahudi inancında, Musa peygamberin Yahudileri Firavun'un baskısından kurtararak Sina Yarımadasına götürmesi "Pesah" bayramına; Hıristiyanlıkta ise, İsa peygamberin yeniden doğuşu adına kutlanan "Paskalya" yortusuna dönüşmüştür (Güngör, 1995: 33).
İslâm inancına göre, Nevruz ile izah edilen yani Nevruz günü zuhur ettiğine inanılan olaylar arasında; dünyanın yaratıldığı gün, Hz. Âdem Peygamberin yaratıldığı çamurun yoğrulduğu gün, Hz. Âdem ve Havva'nın Cennetten kovulduktan sonra Arafat dağında yeniden buluştukları gün, Hz. Nuh'un tufan sonrası gemisinden inip karaya ayak bastığı gün, Hz. Yusuf'un kuyuya atıldığı gün, Hz. Musa'nın Mısır'dan ayrıldığı gün, bir yunus balığı tarafından yutulan Hz. Yunus'un karaya çıktığı gün olarak rivayet edilmektedir. Ayrıca Alevi-Bektaşilere göre; Hz. Ali'nin doğduğu gün, Hz. Ali'nin Hz. Fatma ile evlendiği gün, Hz. Ali'nin Hz. Muhammet tarafından halife ilân edildiği gün olarak kutlanmaktadır (Yuvalı, 1995: 55).
Anadolu'da "Sultan Nevrız", "Nevruz Sultan", "Mart Dokuzu" ve "Mart Bozumu" gibi adlarla anılan Nevruz, eskisi kadar yaygın olmamakla birlikte hâlâ yaşamaktadır. Bunun en yoğun ve en belirgin görünümlerine Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da, Toros Türkmenlerinde, Tahtacı Türkmenlerinde ve Alevî-Bektaşî Türk topluluklarında rastlanmaktadır. Yapılan derlemelerden Konya'da Nevruzun eskiden beri kutlandığı anlaşılmaktadır (Tekin, 1999: 335).
Eski Konya'da yüzyıllardan beri sürdürülen bir gelenek olarak "Sultan Navrız", kendiliğinden bir araya gelen insanlar tarafından âdeta bir defa daha yaşanılırdı. Konya şehir merkezi bugün 70 yıl öncesine göre son derece gelişmiş, gerek yerleşim alanı, gerekse nüfus olarak eskisi ile karşılaştırılamayacak oranda büyümüştür. Buna bağlı olarak da, bir zamanlar "Sultan Navrız" eğlencelerinin düzenlendiği dünün bağlık bahçelik semtleri de şehrin ortasında kalmış ve artık beton binalarla dolu bir yerleşim alanı hâline gelmiştir. Sultan Navrız eğlencelerinin yapıldığı meşhur bağ ve bahçelerden biri de günümüzde Uluırmak Burhan Dede Mahallesi ile Dedemoğlu Mahallesinin birleştiği Karaman Caddesi ile sonradan açılan Burhaneddin Tirmizi Sokağının bulunduğu yerlerdir.
Sakaoğlu (1996: 316-317), o günleri yaşayanlardan derlemiş olduğu bildirisinde Sultan Navrızı şöyle anlatır: "Mahallelinin ve çevre sakinlerinin Sultan Navrız diye adlandırdığı gün, bugünkü takvimle Mart'ın kaçına geliyor bilemiyoruz; ancak anlatılanlardan çıkardığımıza göre, günümüzdeki Nevruz günlerine yaklaşmaktadır. Konya'nın bir gülü vardır, üç yapraklıdır. Bu güller sarı, pembe veya beyaz olabilir. Bunlar Artık günümüzde açmıyor, kaybolup gittiler. Bu güllerin açması Nevruz'un habercisidir." Sultan Navrız günü bu bağ ve bahçelerde âdeta Hıdırıllez'de olduğu gibi eğlenceler düzenlenir, özellikle kadınlar ve çocuklar akın akın buralara gelirdi. Gelenler arasında erkekler de vardır. Bu bahçelerin en değerli yeri, şüphesiz büyük çınar ağacının altıdır ve Sultan Navrız'ın vazgeçilmez eğlencelerinden olan salıncaklar da başta bu çınar olmak üzere, kadınlar ve erkekler için ayrı ayrı bölgelerde kurulurdu. Eğlencelere gelenler yiyeceklerini de beraberinde getirirlerdi. Kış günleri için sonbaharda depolanan özellikle taze meyve cinsi yiyeceklerin son örnekleri o gün yenilirdi. Zaten artık kavunlar lekelenmeye, üzümler ise kuru üzüm hâline dönmeye başlar, kalan birkaç armut ise iyiden iyiye pörsümüş olurdu. Ama, bu işi yaparken de ortaya konulan niyet son derece önemlidir.




" Taklitlerasıllarınıyüceltir. "
Saygı duyulacak bir tarafınız varsa... O tarafınıza saygılarımla!
Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.✿*゚¨゚✎
Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.



_"ikinci el övgü tüccarları varsın bol bol konuşsun benim satacak malım yok ki övgüye ihtiyacım olsun"

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.
Şimdi Sularında Sessiz Bir Gemiyim Ben
Gözlerinin Derinliğinde
Yol Alan..

Deniz Mavide, Bulut Beyazda, Yıldız Gecede..
(Sevdam Sabıkamdır...)
aŞk-ı LâL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla