Konu: 14-bolu
Tekil Mesaj gösterimi
Alt 05 Ekim 2008, 01:01   #1 (permalink)
Bundan sonra diLim LâL
 
aŞk-ı LâL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
  Date: 10 Eylül 2008
 Mesajlar: 30,893
Standart 14-bolu

BOLU'nun KISA TARİHİ



Bolu yöresine ilk yerleşenlerin Bebrikler olduğu sanılmaktadır. Bebrikya adıyla anıldığı sanılan bu yöreye İ.Ö. 8.yy sonra batıdan gelen Bithynialılar yerleşti. Daha sonra Bithynia olarak adlandırılan bu topraklardaki başlıca yerleşme yerleri Kienos (daha sonra Prusias, bugün Konuralp) ile Bithynion (bu günkü Bolu)’du. İskender’in ölümünü izleyen dönemde Bolu yöresinde bağımsız Bithynia Krallığı kuruldu.



Roma döneminde önemi artan Bithynia, Bizans yönetimi altındayken elverişli doğal konumu sayesinde 7. ve 9. yüzyıllardaki Arap akınlarından etkilenmedi. 11.yy’dan sonra Bizanslılar ile Anadolu Selçuklular arasında el değiştiren yöre 13. yüzyılda Anadolu Selçuklularının, daha sonra İlhanlıların eline geçti. Osman Gazi döneminde (1299-1324) Konur Alp tarafından Osmanlı topraklarına katıldı ve sancak merkezi yapıldı. 1324-1692 dönemine Bolu'yu yöneten sancak beyleri arasında Konur Alp, Gündüz Alp, I. Süleyman (Kanuni) ve Zor Mustafa Paşa dikkat çeker.



Bu dönemde, bir ara İsfendiyaroğulları’nın istila ettiği Bolu, 1692'de sancak beyleri yerine atanan Voyvodalarca yönetildi. 1811'de II. Mahmud voyvodalığı kaldırınca, Bolu-Viranşehir adıyla yeniden sancak oldu. 1864 Vilayet Nizamnamesi ile Bolu Sancağı Kastamonu Vilayetine bağlandı. II. Meşrutiyet ilan edildiğinde Bolu Kastamonu’ya bağlı olduğundan, ilk Bolu Mebusları Kastamonu mebusları arasında yer almıştır.



II. Meşrutiyetten (1908) Cumhuriyet dönemine kadar bağımsız sancak olarak yönetilen Bolu, 1923’te Vilayet haline getirildi. Bolu’nun son Mutasarrıfı Ahmet Fahrettin Bey, Bolu’nun ilk valisi oldu.



Roma döneminde Bithynium olarak anılan kente İmparator Cladius’un hüküm sürdüğü yıllarda Cladiopolis adı verildi. İ.S.12 yy. başlarında İmparator Hadrianus’un sevgilisi Antinoos’un doğum yeri olması nedeniyle önem kazanan kent daha sonra Hadrionapolis olarak adlandırılmaya başlandı. Bir piskoposluk merkezi olan ve Bizans döneminde Polis denen kenti, 11.yy’da yöreye gelmeye başlayan Türkmenler Bolu olarak adlandırdılar.

COĞRAFİ KONUM

Türkiye yüzölçümünün % 1,015'lik bölümünü kaplayan Bolu İli, 8.276 km² (827.600 Ha.) yüzölçümü ile Karadeniz Bölgesi’nin Batı Karadeniz bölümünde yer alır. İl arazisinin yaklaşık % 18’in tarım alanlar oluşturmaktadır. Orman alanları ise % 59’luk bir oran ile Türkiye ormanları içinde % 2,55’lik paya sahiptir. Çayır ve meraların kapladığı alan yaklaşık % 15’tir. Geriye kalan % 8 dolayında alan ise tarım dışı alanlardır.

Ortalama rakım 1000 m., merkez ilçe rakımı ise 725 m. civarındadır. Matematiksel konum açısından 30 derece 32 dakika - 32 derece 36 dakika doğu boylamları ile 40 derece 06 dakika - 41 derece 01 dakika kuzey enlemleri arasındadır.

Bolu İl Merkezine göre; Dörtdivan, Yeniçağa ve Gerede İlçeleri doğuda, Mengen kuzeydoğuda, Göynük ve Mudurnu İlçeleri güneybatıda, Seben ve Kıbrıscık İlçeleri ise güneyde yer almaktadır. Bolu’nun, batısında Düzce ve Sakarya, güneybatısında Bilecik ve Eskişehir, güneyinde Ankara, doğusunda Çankırı, kuzeyinde Zonguldak ve kuzey doğusunda Karabük İlleri yer alır. İl sınır uzunluğu 621,4 km.dir.

İlimizin Merkez ve diğer İlçelerin yüzölçümleri km2 olarak aşağıdaki tabloda verilmiştir.

Düzce’nin 584 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile (09.12.1999 tarih ve 23901 sayılı R.G.) il olarak ayrılmasıyla, Bolu’nun denizle bağlantısı kalmamıştır. (Valilik Brifingleri)

YERLEŞİM BİRİMİ


YÜZÖLÇÜMÜ (Km2)

Merkez


1.561

Dörtdivan


552

Gerede


1.059

Göynük


1.362

Kıbrıscık


462

Mengen


898

Mudurnu


1.409

Seben


817

Yeniçağa


156

Bolu Geneli


8.276


İKLİM

İlimiz iklim bakımından ağırlıklı olarak Karadeniz Bölgesi’nin etkisi altında bulunmakla birlikte, coğrafi konumu nedeni ile başka komşu bölgelerin özelliklerinden de etkilenmektedir. Bolu; Karadeniz, Marmara ve Orta Anadolu ikliminden etkilenmekte, bu durum tarımsal yapıyı çeşitlendiren farklılıklara yol açmaktadır. Yüzey biçimlerinin farklılığı, denizden uzaklık ve yüksekliklerin etkileriyle il bütününde değişik iklim türlerine ve mikro-klima alanlarına rastlamak mümkündür.

Mudurnu İlçesi’nin batısı ile Göynük İlçesi’nin büyük bir bölümü İç Anadolu iklim bölgesi içindedir. Yine Seben ve Kıbrısçık ilçelerinin güney bölümleri, İç Anadolu iklim bölgesine yakınlıkları nedeni ile farklılık gösterirler. Bolu’da genellikle Karadeniz kıyısında görülen ılıman iklimin, güneye doğru yükseltiler nedeni ile karasallaştığı görülmektedir. Bu geçiş özelliği, yörenin kıyı kesiminde serin yazlara, ılık kışlara ve mevsimlere oldukça eşit dağılan yağışlara yol açar. Güneye inildikçe yükselti artar ve yağışların dağılımı değişir. Yazlar kuraklaşır, daha sert iklim özellikleri belirir.

İlimizin güneyinde yağışlar, kuzeye göre daha azdır. Yağışların Bolu’da % 60’ı, Mudurnu’da % 70’i, Seben’de % 56’sı, Göynük’te % 68’ i ilkbahar ve kış aylarında görülür. Kış aylarında yağışlar, Bolu, Mudurnu ve Göynük’te kar olarak, Seben’de yağmur olarak düşer. Gerede İlçesinde yağışlar genellikle yaz mevsiminin ilk ayında en yüksek değerine ulaşır. Kış aylarında ise yağış kar olarak düşer ve uzun süre kalır.

Bolu ve çevresinde hakim rüzgar lodos dur. Seben’de ise, kuzeyindeki dağların kuzey rüzgarlarını tutması sonucunda, daha çok güney-güneybatı rüzgarlarının etkisi görülür. Denizlerden karaya doğru gelen hava kitlelerinin getirdiği bol nem ve sıcaklığın ılımlı oluşu nem açısından zenginliğe neden olmaktadır. (Valilik Brifingleri)



1975 – 2006 yılları arası ortalama iklim verileri

AYLAR


Ortalama Sıcaklık


Ortalama Güneşlenme Süresi

(saat)




Ortalama Yağışlı Gün

OCAK


1,0


2,1


14,9

ŞUBAT


1,9


2,9


14,4

MART


4,9


4,2


14,3

NİSAN


9,8


5,3


14,0

MAYIS


13,9


7,0


13,7

HAZİRAN


17,3


8,6


11,5

TEMMUZ


19,7


9,0


7,1

AĞUSTOS


19,6


8,5


6,8

EYLÜL


16,0


7,0


7,2

EKİM


11,7


4,8


10,2

KASIM


6,5


3,2


12,6

ARALIK


2,8


1,9


16

Kaynak: [Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...]

DAĞLAR

Bolu il alanının yaklaşık yüzde 56’sı , rakımları 2.499 m’ye kadar çıkan dağlarla kaplıdır. Dağlar kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda sıralanan ve oluşumlarında Kuzey Anadolu fay kuşağı hareketinin etkisi bulunan ovalarla bölünmüştür. Bu kuşağın kuzeyinde doğudan batıya Göçeler dağı, Bolu dağları ve Elmacık dağı; güneyinde ise Köroğlu dağları, Köroğlu dağı, Abant dağları yer almaktadır. Yükseklikler kuzeyden güneye ve batıdan doğuya gidildikçe artmaktadır.

Bazı arazi noktalarının rakımları metre olarak şöyledir: Göçeler dağında Naldöken tepe (1.912), Bolu dağlarında Çal tepe (1.893), Çeledoruğu tepe (1.981), Bolu’nun 10 km kuzeybatısında Menekşeli tepe (1577); Köroğlu dağlarında Köroğlu tepe 2.499, Resuldede tepe (2.223), Yellice tepe (2.098); Köroğlu dağında İsimsiz tepe (1.852); Abant gölü doğusunda Balıca doruğu (1.794), güneybatısında Sülük doruğu (1.767); Göynük doğusunda Kocaorman tepe (1.501), kuzeydoğusunda Akkavşak tepe (1.628), güneyinde Taşlıdoruk tepe (1.236); Mudurnu’nun güneydoğusunda Aydümen tepe (1.594). İl’in en düşük rakımlı noktaları yaklaşık 240m. ile Göynük’ün 30 km kadar güneyinde Çatak çayı , Mudurnu çayı vadileri içinde ve Kıbrıscık güneyinde bulunmaktadır. (Bolu İl Gelişme Planı Çevre ve Mekansal Yapı Sektör Raporu)

OVALAR VE PLATOLAR

İl alanının yüzde 12’lik bir kısmı ovalarla kaplıdır. Ovaların toplam alanları 102.000 ha kadar olup, en genişleri 46.000 ha ile Bolu ovasıdır. Ovalar kuzeydoğudan güneybatıya doğru, dağlık araziyi bölecek şekilde uzanırlar. En doğuda Gerede-Dörtdivan ovası, batıya doğru Yeniçağa ve Bolu ovaları; Bolu ovasının güneybatısında Mudurnu ovası, onun da güneybatısında Himmetoğlu ovası bulunmaktadır.

Bolu Ovası: İl’in en geniş ovasıdır. İl Merkezinin de burada kurulmuş olması, Bolu ovasının önemini arttırmaktadır. Rakımı 725 m., kuzeydoğu-güneybatı boyutu yaklaşık 32 km, kuzeybatı-güneydoğu boyutu 15 km kadardır. Kabaca dörtgen biçimlidir ve alanı yaklaşık 460 km2 kadardır. Güney kenarı Kuzey Anadolu fayı ile sınırlı olan ova, bu fayın etkisiyle oluşmuş ve oldukça kalın alüvyon birikintisi ile dolmuştur. Yine fayın etkisinden dolayı güney kenarda dağ yamacı oldukça yüksek eğimlidir.

Ovanın kuzeyinde rakımı yaklaşık 2000 m.ye kadar çıkan Bolu dağları, güneyinde Köroğlu dağları bulunmaktadır. Kuzeydoğusu ve güneybatısındaki yükseltiler görece daha düşüktür ve topoğrafik anlamda birer boğaz niteliği taşırlar. İl Doğuda Ankara’ya, batıda İstanbul’a bu boğazlardan açılmaktadır. Ova bu boğazlardan rüzgar da almaktadır. Ova yüzeyi güneye doğru yüzde 1-2 arasında bir eğime sahiptir.

Abant suyu ve Mudurnu suyunun birleşmesi ile oluşan Büyüksu deresi batıdan gelerek, ovanın bir kısmını güney kenarından geçmekte; daha sonra kuzeydoğuya yönelerek Gökçesu-Mengen yönünde ovadan çıkmaktadır. Ovanın yeraltı suyu rezervi ise 255 hm3 olarak belirlenmiştir.

Bolu ovası İl’in batı komşusu olan Düzce’deki Düzce ovasına göre yüksek rakımı, karasal nitelikteki iklimi ve toprak özellikleri nedeniyle daha az verimli bir ovadır.

Gerede-Dörtdivan Ovası: Ortalama rakımı 1.300 m olan hafif dalgalı bir düzlüktür.Ovanın doğu-batı uzunluğu 30 km, kuzey-güney uzunluğu 15 km olup; alanı 450 km2’yi bulmaktadır. Gerede tarafı daha çok Kuzey Anadolu fay kuşağının etkisi ve aşınma yoluyla; Dörtdivan tarafı ise aşınma düzlüğünün genç volkanik örtü ile örtülmesi onucu oluşmuştur. Dörtdivan tarafının toprağı volkanik tabandan dolayı mineralce daha zengindir. Ovanın çevresi yükseltilerle çevrili olmakla birlikte, kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda tam kapalı değildir.

Rakımın yüksek, iklimin sert, toprağın düşük verimli olması gibi nedenlerden dolayı, tarımdan çok hayvancılığa elverişli olan ova sözü edilen nitelikleriyle daha çok bir yaylayı andırmaktadır.

Ovada, Filyos havzasına ait, İl çıkışı yıllık akımı 300 hm3 olan Gerede çayı ve kolları ile, 32 hm3’lük yeraltı suyu rezervi bulunmaktadır.

Yeniçağa Ovası: Yeniçağa ovası Kuzey Anadolu fay kuşağının etkisiyle oluşmuş bir çukurluğun, sonradan alüvyonlarla dolması sonucu oluşmuş küçük bir düzlüktür. Üçgen biçimli bu düzlüğün genişliği yaklaşık 25 km2 kadardır; bu alanın 2,6 km2’sini Yeniçağa gölü , buna yakın bir bölümünü de Yeniçağa gölünün oluşturduğu turbalık kapatmaktadır. Ovanın rakımı ortalama 1000 m. civarındadır.

Ovada batıdan, doğudan ve kuzeybatıdan gelerek göle karışan küçük akarsular bulunmaktadır. Gölden Çağa deresi adıyla çıkan akarsu da kuzeye doğru akarak, Göksu yakınında Büyüksu deresine karışmaktadır. Ovada ayrıca 9 hm3 yeraltı suyu rezervi bulunduğu belirlenmiştir.

Himmetoğlu Ovası: Göynük güneyinde Himmetoğlu köyü civarında yer alan ova, tortul arazi üzerinde aşınma sonucu oluşmuş, hafif dalgalı bir düzlüktür. Rakımı ortalama 600 m.dir. Doğu-batı boyutu yaklaşık 17 km, kuzey-güney boyutu ise yaklaşık 5 km’dir. Alanı ise yaklaşık 85 km2’dir. Çevresinde rakımları 1.000-1.500 m’ye kadar çıkan yükseltiler bulunmaktadır. Çatak çayı ve kolları ovayı kuzeyden güneye doğru katederler. Yeraltı suyu rezervi 29 hm3’tür. Ovanın sulanması için Çayköy göleti bulunmaktadır.

Mudurnu Ovası: Mudurnu’nun hemen kuzeyinde hem oldukça küçük, hem de topoğrafik bakımdan tam da ova olarak nitelendirilecek kadar düzlük olmayan bir alan bulunmaktadır. Etrafı yükseltilerle çevrili olan bu küçük alan, akarsuların aşındırması sonucu, vadi genişlemeleri ile oluşmuş bir alandır ve küçük boyutlu bir yarı ova özelliği taşımaktadır. (Bolu İl Gelişme Planı Çevre ve Mekansal Yapı Sektör Raporu)

YAYLALAR:

Bolu arazi yapısı, iklimi, su kaynakları ve doğal bitki örtüsü gibi özellikleriyle yayla zengini illerimizden biridir. Bolu yaylaları sayı bakımından fazlalığın yanında, doğal güzellik ve uygun iklim bakımından da, Türkiye’nin önde gelen yaylaları arasındadır. Sayının fazla olmasına karşın, genelde her bir yaylanın alan genişliği fazla değildir. Yaz aylarının sadece sağlıklı serinlik içinde geçmesi değil, fazla yağışlı olmaması da, Bolu yaylalarının kullanışlılığını artırmaktadır.

Ulaşım olanakları genelde iyi durumdadır. Ayrıca çoğu yaylalar orman kenarı, kimileri de orman içi konuma sahiptir. Bütün bu olumlu özellikler, Bolu’yu yayla turizmi açısından önemli bir potansiyel bölge yapmaktadır. Bolu yaylalarının doğal güzelliklerini yansıtmak için Şekil 12 ve Şekil 13’de iki örnek verilmiştir.

Aladağ Yaylaları: Bolu’nun 25 km güneyindeki Köroğlu dağları üzerinde, orman alanları arasında yer alırlar. Başlıcaları Değirmenözü , Sarıalan, Gölcük, Ardıçtepe ve Üstyaka yaylalarıdır.

At Yaylası: Bolu ovası kuzeybatısında, Bolu dağlarının ovaya bakan yamaçları üzerinde, Merkez ilçeye yakın mesafedeki bir yayladır.

Gerede Yaylaları: Gerede’nin güneyinde 1.200-1.500 m yüksekliklerde bulunan başlıca yaylalar Haşat, Zorpan ve Köroğlu dağlarının doğu kesimindeki Dörtdivan yaylalarıdır.

Kıbrıscık Yaylaları: Köroğlu dağlarının güney yamaçlarındaki düzlükler üzerinde bulunan yaylalardır. Bunların en önemlileri Belen, Karaköy, Kökez, Bölücekkaya, Karadoğan ve 1.825 m yüksekte bulunan Devevira yaylalarıdır.

Mengen Yaylaları: Mengen ilçesinin doğusunda yer alırlar. Başlıcaları Sarıklı, Soğucak, Mile, Sepetçiler, Çelebioğlu ve Çiftçatak yaylalarıdır.

Mudurnu Yaylaları: Mudurnu ilçesinin kuzeyinde ve Abant gölünün güneyinde yer alırlar. Başlıcaları Dedeler, Alpagut, Dodurga ve Dağyolu yaylalarıdır.

Göynük Yaylaları: 1.000-1.500 m arasında, dar bir şeritte sıralanan yaylaların en önemlileri Karabey ve Kaşıkçı yaylalarıdır.

Seben Yaylaları: Kiraz dağı çevresinde toplanmış, ortalama 1400 m. yükseklikte olan bu yaylaların en önemlileri Gerenözü ve Kızık yaylalarıdır. Bunlardan Kızık yaylası, evlerinin değişik mimarisiyle dikkati çeker. (Bolu İl Gelişme Planı Çevre ve Mekansal Yapı Sektör Raporu)

AKARSULAR

Bolu ilindeki akarsular küçük akarsulardır; tek başına nehir debisine ulaşan bir akarsu bulunmamaktadır. İl’deki akarsular iki havzaya aittir. Bunlardan biri Filyos havzası, diğeri ise Sakarya havzasıdır.

Her iki havzanın suları Batı Karadeniz’e dökülmektedir. İl içindeki akarsu yüzeyleri toplamı 260,3 ha’dır. Bu rakamın 70 hektarlık kısmı Sakarya havzasına ait akarsulara, 95 hektarı Büyüksu çayına, 75 hektarı Gerede çayına, 20,3 hektarı da diğer yan derelere aittir.

Filyos Havzasına Ait Başlıca Akarsular

Filyos havzasının Bolu ili sınırları içindeki başlıca akarsuları Büyüksu, Mudurnu suyu ve Gerede çayıdır (Ulusu çayı).

Büyüksu Çayı:Abant gölünden çıkar, sonra bazı küçük yan derelerle beslenerek Bolu ovasına girer. Bu akarsu Gökçesu yakınlarında Çağa deresi ve Mengen çayı ile birleşir ve kuzeye doğru akarak Devrek çayı adını alır ve Yedigöller’in 10 km kadar kuzeyinde il sınırını terk eder; ilerde Çaycuma güneyinde Filyos çayına karışır.

İldeki yağış alanı 182 km2, ortalama yükseltisi 775 m’dir. En yüksek akım şubat aylarında 38 m3/sn, en düşük akım ise eylül aylarında 0,10 m3/sn’dir. Ortalama su seviyesi en yüksek şubatta (180 cm), en az eylülde (19 cm) olarak ölçülmüştür.

Mudurnu Suyu: Mudurnu ilçe merkezinin 20 km kadar kuzeydoğusundaki dağlardan kaynaklanır; belirli bir kaynağı yoktur, küçük kaynaklardan ve yan derelerden beslenir. Aslında Bolu ovası girişinde Büyüksu’ya karışan bir koldur; ancak çevrilerek Gölköy barajına aktarılmıştır. Yağış alanı 124 km2, ortalama yükseltisi 745 m’dir. En yüksek akım nisanda 4,7 m3/sn, en düşük akım ağustosta 0,57 m3/sn’dir. Ortalama su seviyesi en yüksek nisanda 80 cm, en düşük ağustosta 27 cm ölçülmüştür.

Gerede Çayı (Ulusu): Köroğlu dağlarının kuzey yamaçlarından doğar ve bu dağların eteklerinden kuzeydoğu-doğu yönlerinde akar. Belirli bir kaynağı yoktur. Köroğlu dağlarından inen yan derelerle beslenir. Adı önce Ulusu’dur, Gerede ovasına girdikten sonra ise Gerede çayı olarak değişir. Bu ovada kuzeydoğu-doğu yönünde akarak, İsmetpaşa tren istasyonunun 10 km kadar batısında Bolu il sınırını terk eder; Çankırı Kastamonu sınırında Filyos’un bir kolu olan Yenice ırmağına karışır.

Sakarya Havzasına Ait Başlıca Akarsular

İl sınırları içinde Sakarya havzasına ait başlıca akarsular da Mudurnu çayı, Aladağ çayı, Göynük çayı ve Çatak çayıdır.

Mudurnu Çayı: Abant dağlarının güney yamaçlarından doğar, belirli bir kaynağı yoktur. Yan dereler ve küçük kaynakların birleşmesi ile meydana gelir. İlk çıkış alanının ormanlık olması, buralara düşen yağışların daha fazla oranda yeraltına sızmasını sağladığından, Mudurnu çayının suları fazla değildir. İlkbaharda düşen fazla yağışların ve eriyen kar sularının etkisiyle taşkınlar olabilmektedir. Bu akarsuyun akış yönü batıya doğrudur. Taşkesti yakınında Kuzey Anadolu fay kuşağına bağlı morfoloji etkisiyle büküntü yapar; bu yakınlarda Abant gölü batısından gelen Balatça çayı ile birleşir ve sonra batıya doğru Dokurcun yakınlarında il sınırını terk ederek, yine Kuzey Anadolu fayının oluşturduğu Dokurcun vadisi içinde Sakarya ili topraklarına girer.

Aladağ Çayı: Köroğlu dağlarında Sarıalan yaylasından doğar; güneye doğru gittikçe irili ufaklı bir çok yan dere ile birleşir, sonra Yayla dere, Ulu dere ve Abdal dereleri ile birleşerek, il sınırı dışında Sakarya nehri üzerinde kurulu Sarıyar barajına dökülür. Aladağ çayı Seben ilçesi içinden geçen bir akarsudur.

Göynük Çayı: Çubuk gölünden kaynaklanır, yan derelerle beslenir, batıya doğru akarak Göynük ilçe merkezinin içinden geçer; daha sonra İbrahimler deresi ve Hatip deresini de alarak, Göynük’ün yaklaşık 20 km. batısında il sınırını terk eder ve Sakarya ili topraklarında Sakarya nehrine karışır.

Çatak Çayı: Göynük güneyinde Taşlıdoruk tepenin güney yamaçlarından doğan çok sayıda dere Himmetoğlu köyünün 5 km kadar güneydoğusunda birleşerek Çatak çayını oluşturur. Buradan güneye doğru 7-8 km kadar aktıktan sonra il sınırını terk eder; sınırdan sonra 7 km kadar güneyde Sakarya nehriyle birleşir. Yağışların düzensiz, yağış alanının kısmen ormansız, morfolojik yapının elverişsiz olması nedeniyle düzensiz rejimli bir akarsudur. En fazla akım nisan-mayıs, en düşük akım temmuz-ağustos aylarında görülür. (Bolu İl Gelişme Planı Çevre ve Mekansal Yapı Sektör Raporu)

GÖLLER

Bolu ili doğal göl sayısı bakımından da zengin sayılan illerimizden biridir. Ancak sayıları 9’ u bulan doğal göller arasında, Yeniçağa gölü dışındakiler küçük göllerdir. Küçük olmalarına karşın, zengin doğa güzellikleri içinde bulunmaları, yerleşim yerlerine yakınlıkları ve ulaşım kolaylıkları Bolu’nun yaylaları gibi, göllerini de önemli doğal turistik değerler arasına katmaktadır.

Yeniçağa Gölü:Yeniçağa ilçe merkezinin kuzey bitişiğindedir. Rakımı 989 m olan , oldukça sığ bir göldür. Alanı 260 ha’dır. Ancak yağış durumuna bağlı olarak mevsimsel değişiklikler görülür. Göl Kuzey Anadolu fay hareketinin oluşturduğu bir tektonik çöküntü içinde su birikmesiyle meydana gelmiştir. Çevresinde sazlık ve bataklıklar vardır. Gölün suyu Çağa deresiyle Mengen yakınında Büyüksu çayına boşalır.

Abant Gölü: Bolu’nun 32 km güneybatısında, Abant dağları üzerinde, Kuzey Anadolu fay vadisi içinde ve bu fayın etkisiyle oluşmuş tektonik bir göldür. Rakımı 1325 m, alanı 128 hektardır. En derin yeri 17 m’dir. Bazı kaynaklarda bu rakam 45 m olarak verilmektedir. Yeraltı suyu ve yan derelerle beslenir. Abant suyu adıyla gölden çıkan akarsu Büyüksu çayının kaynağını oluşturur.

Yedigöller: Bolu’nun 42 km kuzeyinde , gür ormanlar içinde yedi adet küçük gölden oluşan göller topluluğudur. Göllerden dördü, diğer üçüne göre daha büyük alanlar kapsamaktadır.

Dördü sürekli su tutabilmekte, diğer üçünün suları ise yaz aylarında kurumakta veya çok azalmaktadır.

Bu gölleri içine alan 550 hektarlık alan 1965 yılında Milli Park olarak koruma altına alınmıştır.

Heyelan etkisiyle oluşmuş 7 gölün isimleri şöyledir: Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İnegöl ve Sazlıgöl. Göller, aralarında 100 m. yükseklik farkı bulunan iki plato üzerinde yer alırlar. Bu platoların ortalama rakımı 780 m’dir. Göllerin en büyüğü olan Büyükgöl’ün alanı 22,5 dekar, en derin yeri 15 m’dir.

Karamurat Gölü: Mudurnu’nun 30 km kuzeybatısında, Karamurat köyü yakınındadır. Etrafı yükseltilerle çevrili bir çanak içinde küçük bir göldür. Dipten kaynayan ve etraftaki yükseltilerden inen sularla beslenir.

Karagöl: Kıbrıscık - Beypazarı yolu üzerinde, Bolu-Ankara il sınırı yakınında yer alan, 1 ha genişliğinde, küçük fakat oldukça derin bir heyelan gölüdür.

Gerede Gölü: D-100 karayolunun güney kenarında, Gerede batı çıkışında ve şehir merkezine 2,5 km mesafede; doğu-batı boyutu 250 m., kuzey-güney boyutu 100 m olan bir göldür. Kuzey Anadolu fayı üzerinde oluşmuş küçük bir tektonik göldür.

Sünnet Gölü: Orman içi dinlenme yeri özelliğine sahip bir göldür. Göynük’ün 27 km doğusunda yer alır. Rakımı 820 m, en derin yeri 22 m, alanı 18 ha olarak verilmektedir.

Sülük Gölü: Göynük’ün 15 km kuzeydoğusunda, etrafı yeşilliklerle çevrili küçük bir göldür. Heyelan sonucu oluştuğu kabul edilmektedir.

Çubuk Gölü: Göynük’ün 11 km kuzeyinde, Çubuk köyü yakınında, ilin küçük göllerinden biridir. 15 ha. genişliğindeki gölün en derin yeri 13 m’dir. Çubuk gölü de, ildeki çoğu küçük göller gibi, bir heyelan gölüdür. Gölün kuzey kenarında da Gölbaşı köyü bulunmaktadır.

Gölköy Baraj Gölü: Bolu merkezine 8 km. uzaklıkta, Bolu Ova*sı’nı sulama amaçlı Gölün su toplama hacmi 24.000.000 m3, en derin yeri 20 m. kadardır. Su seviyesi yüksek iken barajın alanı 185 Ha. bulmaktadır.

Gölcük Göleti: Bolu-Seben Karayolu üzerinde, Bolu merkezine 13 km. uzaklıktaki rekreasyon amaçlı Göletin yüzölçümü 45.000 m2’ dir.

Aladağ Göleti: Bolu’nun 25 km. güneyinde Aladağlar’ın yüksek ve ormanlarla kaplı düzlüğünde, Aladağ çayı üzerinde bulunmaktadır. Rekreasyon amaçlı Göletin yüzölçümü 66.4 ha’ dır. (Bolu İl Gelişme Planı Çevre ve Mekansal Yapı Sektör Raporu)

KENTSEL YERLEŞMELERDE JEOLOJİK DURUM

Aşağıda Bolu ve İlçelerinde yer alan kentsel yerleşmelere ilişkin jeolojik durum özetle belirtilmiştir.

Merkez İlçe : Kent ve kentsel gelişme alanları tümüyle alüvyonlardan yapılıdır. Zemini oluşturan malzeme, kentin kuzey yönünde sıkışık, güneye inildikçe gevşektir, yer altı su tablosu yüzeye yakındır. Az hasarlı ya da hasarsız pek çok deprem bilinmektedir. 1944 yılındaki depremde kentteki yapıların çoğu ağır hasar görmüştür. Güneyde Ilıcalardan geçen ve çok faal olduğu bilinen fay hattının yakın etkisine uğramamak ve gevşek zeminli kısımlardan kaçınmak için kentin güneye doğru gelişmemesi, Jeolojik yönden uygun ve gereklidir. Kent, Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası’na göre, I. derece tehlikeli bölge içindedir.

Gerede : >Yerleşme ve çevresinde zemin yapı temeli pek zayıf değilse de, faal bir fay hattı kasabanın tam ortasından geçmektedir. 1944 depreminde yerleşimdeki binaların % 78’den fazlası yıkılmış ya da çok ağır hasar görmüştür. Ayrıca az hasarlı ya da hasarsız pek çok depremin olduğu bilinmektedir. Dik yamaçlarda yer yer ve batıda kasabadan çıkan yolla Devlet Yolu’nun kesiştiği yer ve çevresinde heyelan mıntıkaları vardır. Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası’na göre, I. derece tehlikeli deprem bölgesindedir.

Göynük : Yerleşme ile gelişme alanları flişlerden yapılıdır. Bolu ve Abant deprem üs merkezleri etkisindedir. Dik yamaçlarda kaya düşmeleri olabilir. Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası’nda 2. Derece tehlikeli bölge içindedir.

Kıbrıscık: Volkanik yapı temel zemini iyi niteliktedir. Sele maruz kalabilecek yerler vardır. Bolu ve Düzce deprem üst merkezleri etkisi altındadır. Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası’nda 2. Derece tehlikeli bölgededir.

Mengen: Yerleşmenin yüksek bölümleri, kil, marn, kumtaşı gibi kayaçlardan, alçak bölümleri sel birikintilerinden oluşmuştur. Bolu ve Gerede, deprem üst merkezlerinde olan depremlerin etkisi altındadır. Yerleşme ve çevresinde, taşkınların etkisinde kalabilecek yerler vardır. Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası’na göre 2. Derece tehlikeli deprem bölgesindedir.

Mudurnu: Yerleşme ve yerleşmenin gelişme alanları, genellikle, flişlerden oluşmuştur. Yer yer, volkanik kayaçlara da rastlanır. Dik yamaçlarda, düşebilecek durumda kayalar vardır. Mudurnu Çayı taşkın yapabilir. Bolu ve Abant deprem üs merkezlerinin etkisindedir. Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası’nda 2. Derece tehlikeli deprem bölgesindedir.

Seben: Deprem yönünden yapı temeli sağlamdır. Seben Deresi taşkın yapar. Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası’nda 2. Derece tehlikeli bölgededir.

Yeniçağa: İlçe Türkiye Deprem Bölgeleri haritasında 1. Derece tehlikeli bölgede yer alır.

Dörtdivan: İlçe Türkiye Deprem Bölgeleri haritasında 1. Derece tehlikeli bölgede yer alır.

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.




" Taklitlerasıllarınıyüceltir. "
Saygı duyulacak bir tarafınız varsa... O tarafınıza saygılarımla!
Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.✿*゚¨゚✎
Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.



_"ikinci el övgü tüccarları varsın bol bol konuşsun benim satacak malım yok ki övgüye ihtiyacım olsun"

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.
Şimdi Sularında Sessiz Bir Gemiyim Ben
Gözlerinin Derinliğinde
Yol Alan..

Deniz Mavide, Bulut Beyazda, Yıldız Gecede..
(Sevdam Sabıkamdır...)
aŞk-ı LâL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla