Konu: 44 - Malatya
Tekil Mesaj gösterimi
Alt 05 Ekim 2008, 00:12   #2 (permalink)
Bundan sonra diLim LâL
 
aŞk-ı LâL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
  Date: 10 Eylül 2008
 Mesajlar: 30,893
Standart

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.


TARİHÇE : Yapılan araştırmalar ve arkeolojik kazılar sonucunda, tarihi geçmişi Paleolitik Çağa kadar uzanan Malatya ilinde, M.Ö. 7000 yıllarında iskanın başladığı anlaşılmıştır. Yöre, daha sonra Hitit, Asur, Urartu, Pers, Roma, Bizans, Arap, Selçuklu ve Osmanlı egemenliklerini yaşamıştır.


Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.
COĞRAFYA
Doğu Anadolu Bölgesinin Yukarı Fırat bölümünde bulunan Malatya ilinin komşuları; kuzeyde Sivas ve Erzincan, güneyde Adıyaman, batıda Kahramanmaraş, doğuda Diyarbakır ve Elazığ’dır. Yüzölçümü 12.313 m2 ve Nüfusu 457.566 kişidir (2000 yılı Genel Nüfus Sayımına göre). Denizden yüksekliği 910-950m.dir. 35.54’ ve 39.03’ kuzey enlemleri ile 38.45’ ve 39.08’ doğu boylamları arasındadır. Malatya şehri, Malatya dağlarının (Beydağı 2.591m.) kuzey eteğinde ve Malatya ovasının güney kenarında kurulmuştur. Karayoluyla Elazığ’a 98km., Diyarbakır’a 251km., Sivas’a 247km., en yakın liman olan Akdeniz kıyısındaki Mersin’e 458km., Başkent Ankara’ya 661km., İstanbul’a 1.114km. ve eskiden İstanbul ile başlıca bağlantı yeri olan Karadeniz kıyısındaki Samsun’a 586km. uzaklıktadır; bu şehirlere demiryoluyla da bağlıdır.
İlin yüzey şekilleri kuzey, batı ve güneydeki dağlık alanlarla, orta ve doğu kesimdeki düzlüklerden oluşur. Kuzeyde doruğu il sınırları dışında kalan Yama Dağı ile bu dağın güney uzantısı olan ve Hasbek Tepesinde 2.310 m’ye yükselen Ayran Dağı ve Göl Dağı (2.402 m), kuzeybatıda Leylek Dağı (2.052 m), batıda Akçababaçalı Tepesinde 2.164 m’ye erişen Akçababa Dağı yer alır. Güneybatı, güney ve güneydoğuda ili boydan boya Güneydoğu Toroslar’a bağlayan dağlar sıralanır. Nurhak Dağının kuzeydoğu uzantıları, ilin güneybatısına sokulur. İlin güneyinde doğal sınır oluşturan Malatya Dağlarının başlıca yükseltileri Bozdağ (2.581 m) ve Beydağı (2.545 m)’dır. Genellikle step görünümlü olan bu dağlarda orman örtüsüne pek rastlanmaz.İlin orta ve doğu kesiminde ise kabaca üçgeni andıran Malatya Ovası yer alır.
Fırat Irmağının günümüzde Karakaya Baraj Gölünün suları altında kalan bir bölümü, ilin doğu ve güneydoğusundaki doğal sınırı oluşturur. İl topraklarının sularını, hepsi Fırat’a katılan birçok akarsu ile bunların kolları toplar. Başlıcaları Kuruçay, Tohma Suyu ile onun bir kolu olan Sultan Suyu ve Göksu’nun kollarından Sürgü Çayıdır. Pütürge’nin goğusunda, Diyarbakır sınırında enerji üretme amacıyla kurulan Karakaya Barajı’nın ardında oluşan yapay göl, Pütürge ve Doğanyol ilçeleriyle Malatya Ovasında bazı tarım alanlarının sular altında kalmasına yol açmıştır. Tohma Suyu ve Sürgü Çayı üzerindeki Medik ve Sürgü barajları sulama amaçlıdır. Gene sulama amaçlı Polat Barajı’nın hizmete giriş tarihi 1989’dur.
Malatya’nın, kendi adını taşıyan ovanın güney kenarında, yüksek dağlar eteğinde kurulması; bu dağların tabii su deposu olmasıyla ilgilidir. Kaynakların en verimlisi, şehrin 12km. güneybatısında, Derme Suyunun başlangıcındaki Pınarbaşı’dır. Buradan başlayarak kuzeydoğuya doğru, Eski Malatya ilerisine kadar uzanan alan, hemen aralıksız bir bağ ve bahçe şeridi meydana getirir. Ovada, susuz bozkırlar vardır. Şehri çevreleyen dağlar da, ormanları yüzyıllarca önce yok edildiği için, çıplaktır. Bugünkü Malatya, bu yeşillik şeridinde, XIX. yy.da, köy ve kasabaların biraraya gelmesiyle oluşmuştur. Bugünkü şehrin çekirdeğini, Eski Malatya’nın yazlığı olan Aspuzu meydana getirir; bunun batısında Tecde, Barguzu, Kılayık, Çermikli (sonradan verilen adla İsmetpaşa; bugün ilçe merkezi Yeşilyurt), Gündüzbey (veya Kündübey), sonradan birer dış mahalle olarak şehre eklendi. Bu yerleşme noktalarını birleştiren ekseni, Beydağı eteğine paralel olarak doğu-batı doğrultusunda uzanan bir cadde meydana getirir. Eski Malatya üzerinden gelen Sivas-Samsun yolu, bu caddeye doğu ucunda birleşir. Şehir uzun süre bu eksen boyunda gelişti ve Cumhuriyet döneminde yapılan demiryolunun, şehrin 4km. kuzeyde bulunan istasyonuna inen yeni cadde, ayrı bir gelişme ekseni yarattı. Şehrin gelişmesinde, 1931’de yapılan Fevzipaşa – Malatya ve 1937’de yapılan Sivas – Malatya demiryolu ve karayolu önemli bir etken oldu. Şehirde çeşitli fabrikalar kuruldu. Bunların başında, 1939’da açılan Sümerbank Pamuklu Dokuma fabrikası ile 1956’da çalışmaya başlayan Şeker fabrikası gelir. Malatya’da ayrıca bir tütün-sigara fabrikası, kiremit fabrikaları, kayısı işleme fabrikaları, değirmencilik sanayii ve konfeksiyon sanayii de vardır. Malatya, çevresinin çeşitli tarım ürünleri (tahıl, baklagiller, başta kayısı olmak üzere çeşitli meyveler, deri vb.) için canlı bir ticaret merkezidir. Cumhuriyet dönemi başında 20.000’i bulmayan şehir nüfusunun, bugün 450.000’i aşmasıyla Malatya, Türkiye’nin hızla büyüyen bir şehri durumuna gelmiştir. 1948’de 44 mahalle içinde 5.000 evi vardı, bugün ise merkezde 163 mahallesi ile gelişmesini sürdürmektedir.

BİTKİ ÖRTÜSÜ
Malatya genel olarak dağlar ve yüksek ovalardan oluşan doğal bir yeryüzü yapısına sahiptir Bu nedenle, tahrip edilen ve yok olan orman dokusunun yerini küçük otlaklardan oluşan bitki örtüsü almıştır.İlin güney bölümü meşe ağaçlarından oluşan korular ve baltalıklarla, kuzeyi ise bozuk nitelikli yapraklı ormanlarla kaplıdır Nehir ve çay kenarlarında kavaklık ve söğütlükler bulunur İI merkezi ve ilçelere bağlı köylerde, kayısı başta olmak üzere geniş meyvelikler yer alır.İl arazisinin %34'u tarım arazisi, %11'ı ormanlık ve fundalık %30'u çayır ve mera, %25'i tarım dışı araziden oluşmakladır
OVALAR
Doğu Anadolu Bölgesi’nin güneybatısında bulunan Malatya ovası, güneybatı-kuzeydoğu doğrultusunda uzanan tektonik kökenli Elbistan-Malatya-Uluova-Palu çöküntü ovaları dizisi içinde yer alır. Kabaca üçgen biçiminde olan Malatya çöküntüsünün güneyini Güneydoğu Toroslar’a bağlı Malatya Dağları, doğusunu ise Fırat Irmağı sınırlandırır. Bu çöküntü alanının güneybatı-kuzeydoğu doğrultusundaki kenarı aynı doğrultudaki Akçadağ-Hekimhan-Arapgir dağlık eşiğinden oluşur. Kenarları kırıklarla (fay) belirlenen Malatya çöküntü ovasının iç kesimi, Neojen Bölüme (y. 26-2,5 milyon yıl önce) ait göl birikintileriyle kaplıdır. Bu birikintileri de yer yer çakıl ve gre katmanları örter. Malatya çöküntü ovası biri güneyde, öteki batıda güneybatı-kuzeydoğu doğrultusunda uzanan iki önemli kırık (fay) arasındaki bloğun, Neojen Bölüm öncesinde çökmesi, sonra da Neojen Bölüme ait tortullarla dolması sonucunda oluşmuştur. Çöküntü alanı bugünkü biçimini, son yer hareketlerinden sonra başlayan aşınmayla almıştır. Bu aşınma önce havzayı bir süre kaplayan göl, daha sonra da yatağını derinleştirmesi sonucunda bu gölü kaparak boşaltan Fırat Irmağı tarafından düzenlenmiştir.
Çöküntü alanının kenarda 1.000 m’yi biraz aşan yüksekliği çukur kesimlerde yaklaşık 700 m’dir. Çöküntü alanını batı-doğu doğrultusunda ikiye ayırarak akan Tohma Suyu ile kuzeydeki Kuruçay arasında kalan kesime Yazıhan Düzü denir. Güneyden gelip Tohma’ya katılan Sultan Suyunun batısında kalan kesim, Erhaç Düzü ya da Erhaç Ovası adıyla anılır. Sultan Suyunun doğusunda kalan kesim ise dar anlamda Malatya Ovasıdır.
Tohma Suyu vadisi, çöküntü alanının tabanına 40-50 m kadar gömülmüş durumdadır. Bu gömük vadinin kuzeyi ile güneyinde kalan kesimler arasında büyük farklılıklar görülür. Kuzeyde kalan Yazıhan Düzü, güney-kuzey doğrultusunda genişliği 15 km ve batı-doğu doğrultusunda uzunluğu 20-25 km olan hafif dalgalı bir plato görünümündedir. Fırat’a doğru eğimli, 740-750 m yüksekliğindeki bu dalgalı plato susuz, boş ve kuru bir step görünümündedir. Oysa güneydeki Erhaç Düzü aynı step görünümünü taşımakla birlikte dar anlamdaki Malatya Ovasında, Tohma ile kollarına yönelen bir çok akarsu tarafından sulanır. Bu nedenle çöküntü alanının çok daha yeşil olan bu kesiminde nüfus daha sıktır. Yazıhan Düzünde küçük köylerin yer almasına karşılık, çöküntü alanına adını veren Malatya kentinin yanı sıra büyük köyler genellikle güney kesimde yer alır.
Eskiden susuz bir step görünümündeki Yazıhan Düzü, 1975’te tamamlanan Medik Barajı’ndan sulanmaya başladı. Lös niteliğindeki verimli topraklarla kaplı bu düzlük şeker pancarı ekimine ayrılmıştır. Erhaç Düzünün sulanmasını sağlamak için 1942’de gerçekleştirilen bir projeyle, Sürgü Çayında yapılan bir regülatörün kanallarından geçirilen Sürgü Suyu, Sultan Suyuna çevrilmiştir. Ayrıca bu akarsu üzerinde yapılan ve 1969’da tamamlanan Sürgü Barajı’nı ardında biriken sular da 45 km uzunluğundaki başka bir kanalla Erhaç Düzüne akıtıldı. Eskiden baklagil tarımı yapılan bu ovada sulama olanakları geliştirildikten sonra şeker pancarı ekimi yaygınlaştı.
Yazıhan ve Erhaç düzlerinin sonradan suya kavuşmasına karşın, eskiden beri suyu bol olan dar anlamdaki Malatya Ovası gelişmiş bir meyvecilik alanıdır. Beyler Deresinin kolu olan Derme Deresinin Gündüzbey kasabası Pınarbaşı yöresindeki kaynağından, Yeşilyurt (eskiden İsmetpaşa ve Çırmıktı) kasabasına, oradan da Yakınca (eskiden Kilayik) ve Bostanbaşı’na (eskiden Barguzu) kadar dar bir şerit biçiminde uzanan meyve bahçeleri Malatya yakınında genişler. Yetiştirilen başlıca meyveler kayısı, şeftali, elma, armut, dut, erik, badem, kızılcık ve nardır. Bunların en önemlisi, dünyaca ünlü Malatya Kayısısıdır. Buradaki meyve bahçelerinde ayrıca Türkiye’de oldukça seyrek rastlanan çekirdeği tatlı tüysüz şeftali (nektarin) yetiştirilir.
Malatya Ovasının önemli bir tarım pazarı olmasının başlıca nedeni, çeşitli yönlerden gelen yolların bu ovada birleşmesidir. Ergani Boğazı yoluyla Güneydoğu Anadolu, Murat Irmağını izleyerek Doğu Anadolu, Aksu Vadisinden geçerek Akdeniz ve Kuruçay’la Tohma Suyu vadilerini izleyerek İç Anadolu bölgelerinden gelen demir ve karayolları Malatya Ovasında birleşir.
Günümüzde Malatya Ovasının doğusundaki alçak kesimler Karakaya Baraj Gölünün suları altında kalmıştır.

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

Malatya Ekomomisi
Malatya ekonomisi tarım ve sanayiye dayanır. Bitkisel üretimde tarla tarımının yanı sıra sebzecilik ve meyvecilik de önemli yer tutar. 1989 yılı DİE istatistiklerine göre yetiştirilen başlıca bitkisel ürünlerin miktarı şöyleydi : 294.091 ton kayısı, 235.148 ton şeker pancarı, 206.611 ton buğday, 17.932 ton üzüm, 4.958 ton dut, 3.357 ton armut, 100.000 ton erik, 26.336 ton karpuz, 11.025 ton elma, 32.210 ton domates. Ayrıca patates, biber, kavun, nohut, soğan, mercimek, iğde, mısır, tütün, ayva ve çilek yetiştirilir. Kalitesiyle ünlü Malatya armudu ve dutu, ilin kayısıdan sonra gelen tanıtıcı bir ürünleridir. Eskiden geniş yer tutan tütün ve haşhaş üretimi günümüzde önemini yitirmiştir. İl tarımında kullanılan traktör sayısı DİE istatistiklerine göre 1989 yılında 7.197 adetti.
Hayvancılık ilin kırsal kesiminde önemli bir geçim kaynağıdır. Daha çok koyun ve kıl keçisi yetiştirilmekle birlikte son yıllarda sığır besiciliği gelişmektedir. 1989 yılı DİE istatistiklerine göre başlıca hayvan miktarı şöyleydi : 229.780 adet koyun, 41.020 adet keçi, 120.470 adet sığır, 2.890 adet at, 3.880 adet katır, 7.930 adet eşek ve 74.130 adet arı kovanıdır. Tarımın gelişmesine Akçadağ ilçesindeki Sultansuyu Tarım İşletmesi’nin önemli katkıları olmuştur. 19. yüzyılda safkan Arap atı yetiştirme amacıyla Hamidiye kışlalarında Çiflikat-ı Hümayun adıyla kurulan bu işletme, cumhuriyet döneminde Sultansuyu Harası adıyla anılmaya başladı. İşletmede atçılık, sığırcılık, koyunculuk ve tavukçuluk şubelerinden başka yem bitkileri, arpa, mısır, pirinç, kayısı yetiştirilen ve kavakçılık yapılan bitkisel üretim şubesi de vardır.
1968’de kalkınmada öncelikli iller kapsamına alınan Malatya, Doğu Anadolu Bölgesi’nin sanayisi en gelişmiş illerindendir. Büyük çaplı sanayi tesisleri daha çok kamu kesiminde toplanmıştır. Bunların başlıcaları Sümerbank’ın Malatya Pamuklu Sanayii Müessesesi, Tekel’in sigara fabrikası, Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ’nin (TŞFAŞ) şeker ve ispirto fabrikaları ile Et ve Balık Kurumu’nun (EBK) Malatya Et Sanayi Müessesesi’dir. Günümüzde bu işletmeler özel sektöre devredilmektedir. İlde özel kesime ait un, kayısı işleme süt ürünleri, yem, meyve suyu, dokuma, hazır giyim, iplik, tuğla ve kiremit, transformatör, akü, kağıt, orman ürünleri ve boya fabrikaları vardır.
Malatya ili, yeraltı kaynakları bakımından da oldukça zengindir. Merkez ilçede tuğla-kiremit hammaddesi, Doğanşehir yöresinde boksit, Darende yöresinde kurşun-çinko, çimento hammaddesi ve vermikülit, Hekimhan yöresinde demir, dolomit ve kireçtaşı, Hasançelebi’de demir, Pütürge yöresinde demir ve pirofillit, Yeşilyurt yöresinde de asbest yatakları vardır. Hasançelebi’deki demir yataklarının Türkiye Demir ve Çelik İşletmeleri’nin Hekimhan İşletmesi değerlendirmektedir.
Akdeniz, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinin birbirini bağlayan önemli kara ve demir yollarının kesişerek geçtiği bir alanda yer alan Malatya kenti, Doğu Anadolu Bölgesi’nin başlıca ticaret, sanayi, hizmet ve kültür merkezidir. Aynı zamanda önemli bir askeri merkez olan kent, Malatya Havaalanı aracılıyla ulusal havayolu ulaşım ağına bağlanır.
Malatya ve çevresine hizmet veren başlıca sağlık kurumları Devlet, SSK ve Şeker Fabrikası Hastaneleridir. Kentte ayrıca bir doğumevi ile askeri ve özel hastaneler de vardır. 1975’te kurulan İnönü Üniversitesi’nin rektörlüğüyle bir çok birimi ve Türkiye’nin en büyük hastanelerinden biri olan Turgut Özal Tıp Merkezi (TOTM) Malatya’da bulunmaktadır

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.




" Taklitlerasıllarınıyüceltir. "
Saygı duyulacak bir tarafınız varsa... O tarafınıza saygılarımla!
Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.✿*゚¨゚✎
Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.



_"ikinci el övgü tüccarları varsın bol bol konuşsun benim satacak malım yok ki övgüye ihtiyacım olsun"

Resmi Tam Boyutta Görmek için Tıklayın.
Şimdi Sularında Sessiz Bir Gemiyim Ben
Gözlerinin Derinliğinde
Yol Alan..

Deniz Mavide, Bulut Beyazda, Yıldız Gecede..
(Sevdam Sabıkamdır...)
aŞk-ı LâL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla